Bireyselleşmenin getirdiği bencilliği yaşıyoruz aslında hepimiz, sistem olayı bir yerde yani. En son ne zaman kendi çıkarımızı düşünmeden bir şey yaptık, var mı hatırlayan?
Ne kendimizden ödün veriyoruz ne de zaaflarımızı kabulleniyor. Ya dünya gerçekten de hep bizim çevremizde dönüyor ya da sadece biz öyle zannediyoruz. Aslında tamamen kendi kurduğumuz dünyada kendimizi avutuyoruz. Etrafımızdakilere bir rol biçip, onların karsısında kendi karakterimizi yaratıyoruz.
Bir tür savunma mekanizması aslında. Kimse kendinden ödün vermek istemiyor, hep ben, hep ben. Bir kere de acizliğimizi kabullensek ne olur ki?
Herkeste bir kendini kanıtlama çabasıdır gidiyor ve farkında olmadan bu tur meziyetler kişiyi sıradanlaştırıyor. Belki de kişi yalnız kalma korkusuyla bu tür davranışlar sergiliyor, bilinmez. Ancak bilinen şey, bu tür davranışların aslında kişiyi küçük düşürdüğü.
Şimdi kalk ve "sen" odaklı yaşa, bırak seni de başkası düşünsün, bırak seni de ben yücelteyim.
