Tek gerçek tanrısızın tanrı olmasını kendine yediremeyen birinin birbiriyle alakasız cümleleri.
18 Aralık 2021 Cumartesi
Mutluluklarınızı biriktirir misiniz bir kenarda?
25 Kasım 2021 Perşembe
Hani bir an gelir
21 Kasım 2021 Pazar
Günlerden bir gün
Her şeyin başı müzik: Max Swan - Downstreams (en aşağıda gömülü hali de var)
Günlerden bir gün, içine çektiğin nefes bile değişiverir mesela...
25 Ekim 2021 Pazartesi
13 Ekim 2021 Çarşamba
Satır aralarında
2 Ekim 2021 Cumartesi
Bazı bazı düşünceler
Bazı bazı doluyor içim, bir şeyler yapmam gerektiğini hissediyor ama ne yapmam gerektiğini kestiremiyorum. Ne istediğimi değil, ne yapmam gerektiğini. Mesela yazı bir rahatlama yolu benim için, konuşmak misali; her ne kadar artık tam yetmese de. Hep susardım ve yazardım, başka çarem yok gibi düşününce yeterdi de bu bana; ama bir kere konuşabildiğini de gördükten sonra yazmak asla yetmiyor. Yazmak artık olsa olsa taşmak üzere olanların çok azının basit bir tahliyesi, günü kurtarma operasyonu.
28 Eylül 2021 Salı
Elimde gerçekler kaldı zaten sadece
14 Eylül 2021 Salı
Gerçeğin yazabildiği en güzel sahne sensin
Varlığı (yanında olmasından bağımsız) ve gülümsemesi içinize mutluluk ve umut dolduran insanlar var ya hani, ne güzel insanlar onlar. Bir fotoğraf bile görmek ne mutlu ediyor insanı. (Burayı twitter gibi kullansaydım...) Neyse ne diyordum, gerçekten mesafe tanımıyor bazı duygular bunu anlıyorum her defasında. O sırada nelere ne nedenlerle, nelere kızgın bir ruh halinde olursam olayım ya da bunalmış, tek bir görsel tüm günümü güzelleştirebiliyor. "Sen hep böyle gül" demek istiyorum, yanlış anlaşılmasın diye (ya da erken* anlaşılmasın diye) "yani istediğin gibi gül aslında her türlü çok yakışıyor, umut dağılıyor etrafa"; toparlayamamış gibi hissedip ve haddimi biraz biliyor gibi olmak için "mutluluk güzel şey sonuçta." falan diye de bir kapatamayış. Evet söyleyemediklerimde bile heyecanlanıp cümleyi toparlayamam ben bazen.
Bu da benden gelsin, düz atamam sanırım ama. Bırak Kış Gelsin
"gerçeğin yazabildiği en güzel sahne sensin"
31 Ağustos 2021 Salı
Kesikli nefesler
Aldığım nefesler kesiliyor, verdiklerim ise hiçliğe karışıyor. Susamıyorum, duramıyorum ama konuşamıyorum da. Defalarca yazıp defalarca siliyorum. Ellerim titriyor, en basit kelimelerde bile sesim titriyor, ruhum titriyor. Paylaşamıyorum, bir bakıma istemiyorum da. Mecburen yaşıyorum bazen, aksini beceremediğim için sadece. Karanlıktan boğuluyor ama ışığa da erişmeye çalışmak istemiyorum; o kadar uzak geliyor ki bazen... Bekledikçe bekliyorum, sabahlı olmayan geceler boyu düşünüyorum. Yere düşersiniz hani, kalkmanızdır normal olan; işte kalkmak istemiyorum ben. Sadece saatlerce ağlamak istiyorum. Bunun için de burası çok ideal bence; konuşmaktan daha kolay, daha zamansız, beklentisiz. Hafızası mükemmel bir arkadaş adeta. Hem bir şeyi unutmasını isteyebiliyoruz da, siliyoruz yazıyı ve hooop gitti... Keşke hayat da bu kadar kolay olsaydı.
5 Ağustos 2021 Perşembe
Ne diyordum...
29 Temmuz 2021 Perşembe
Kime neyi ispatlıyoruz?
22 Temmuz 2021 Perşembe
Psikolojik Şiddet
15 Temmuz 2021 Perşembe
Sona Şartlanma
8 Temmuz 2021 Perşembe
Travmalar
24 Haziran 2021 Perşembe
Uğultu üretmek
14 Haziran 2021 Pazartesi
Sen yokken
11 Mayıs 2021 Salı
Denizi seviyorum, sonunu görememeyi daha çok seviyorum
Denizi seviyorum, sonunu görememeyi daha çok seviyorum. Neden diye düşündüm, kokusu mu, sesi mi beni çeken yoksa enginliği ve esnekliği mi? Bunlar da güzel şeyler elbet ama benim sevgim kendimi damlalar ile özdeşleştirmekten. Kendine büyük anlamlar yüklemeyi sevenlerden olmadım asla, belki de olamadım. Önemli hissedemedim ki kendimi. İşte o damlalar da bir o kadar önemsiz. Ve bunun farkına varmak üzücü bile değil, rahatlatıcı sadece. Bir an için olsun önemli hissettikçe denize koşmak lazım. Yeri kolayca doldurulabilen o damlalardan biri olduğumuzu hatırlamak lazım. Mutluluk hali süremiyor sonuçta, özellikle kişi etrafını da karartıyorsa günden güne. Ama bir bütünün parçası olmak yine de güzel, bir şeyin parçası olmak.
30 Nisan 2021 Cuma
Misafir
Hakkında ya da üstüne tonlarca yazma isteği ile doldum bu parçanın. Çıktığı andan şu ana aralıksız bunu dinledim, daha da dinlerim. Üstüne düşündüm, yattım, ağladım; göremez oldum bir süre hatta, sonra tekrar. Her yere sözlerinden bir parça bırakmak istedim ama sonra seçemedim bir türlü. Can Temiz'in parça hakkında alttaki sözlerini gördükten sonra parça hakkında bir şeyler söyleme isteğimi kaybettim. İfadeyi içeren linki de alta bırakıyorum.
Misafir, içimizde her an bizi içine çekmek için bekleyen karanlık ile ilgili. Hayatımız ne kadar iyi giderse gitsin, her an pusuda bir anlık zayıflığımızı kollayıp, dev, yıkıcı ve acı verici bir iblis gibi açığa çıkan ruhumuzun en sakat tarafları ile ilgili. Bu karanlığın içimizde kapladığı yere ve üzerimizde sahip olduğu gücün karşısında kendimizi kendi ruhumuzda rahatsız bir misafir gibi hissetmekle ilgili.
İfadeyi içeren link: https://www.dergy.com/can-bonomo-ve-can-temizden-misafir/
Spotify için direkt şuraya tıklayabilirsiniz: Misafir
11 Nisan 2021 Pazar
Sevgi dolu yaşlar herkese!
Yaşamı gerçek kılan tek şey mücadeledir. Savrulurken sağa sola, sadece izlerken hayatı "yaşadım" diyebilir miyiz? Evet her mücadelenin sonu iyi bitmez, hatta hiçbir şeyin sonu iyi bitmez; hayatımızda girdiğimiz çıkmazlar, aldığımız yaralar, oynanan oyunlar, bazen de sadece sevgi istediğimiz anlar. Her şey mücadele sonucu gelişir, bu yüzden durağanlık öldürür bizi. Yaptığımız seçimler hayatımızın gidişatını belirleyen en büyük etkenlerdir; yaşadığımız yer, çevredeki insanlar sadece bahanedir aslında. O halde neden duruyoruz?
26 Mart 2021 Cuma
Kendime terapi
Hiçbir şeyin
geçmesine izin vermezken zamanı üçe bölebilir miyiz? Yok, şimdi her şeyin daima
mevcut olduğu ve zamanın lineer olmadığını tartışmaya başlarsak; zamanı
uzay-zaman boyutu olarak göreceksek ve zamanda da mekandaki gibi yayıldığımızı
düşüneceksek ayrı bir döngüye gireceğiz, onu bir kenara bırakalım olur mu?
Ehem, ne diyordum. Toplayıcı bir zihne sahipken, bir şeylerin geçmesine izin
vermezken zamanı üçe bölemeyiz. Bugünümüzü ve dolayısıyla geleceğimizi
etkileyen her şeye geçmişimize göre karar veriyorsak, aslında seçimlerimizi ve
ihtimallerimizi çoktan belirlediğimiz “sözde geleceğe” tanık oluyor oluruz.
Geldim zaten
kaç yaşına…
Aynısı olacak
zaten…
Ya zaten ne
bekliyordun, sen ki…
ve daha
niceleri.
11 Mart 2021 Perşembe
Çok düşündüm, sonra düştüm
Çok düşündüm, sonra düştüm, belki de sadece bir düştüm. Kendi halimde kalamadım, dağıldım. Kabuğumdan kurtulmaya çalıştım, özgürlük güzel şey sonuçta, yüklerden kurtulmak güzel şey; meğer tek önemli yanım o kabukmuş geç anladım. O kadar karanlık ve korkutucu muyum yakından gerçekten? Gözlerim kadar kara mı içim de? Ben de ben olmaya korkmalı mıyım mesela, yoksa zehrim sadece dışarıya mı? Katman katman yalnızlık tabirine yeni bir anlam kattım, neyin tercih neyin kader olduğunu çözemedim ve geldim. Evet, yine ben geldim. Bazı döngüler var, kırılamıyor; bazı sanrılar var geçmiyor, geçemiyor. Yarınlar dedikçe bugünü, bugün dedikçe yarınları kaybederken buluyorum kendimi. Belki de yarını düşünmek ötelemekten ibaret bazı şeyleri. Yarının bugünden daha iyi olacağını kim söylemişti sahi? Hayallerini düşündün mü yakınlarda? Ne dilerdin bugün bir mum üfleyecek olsan?
Susması gereken yeri bilemeyen biri olmak gerçekten çok zor. Ama daha zoru içini susturmayı bilememek. Kişi kendinin en büyük düşmanı oluyor o sessizlikte, zaten başka kim tüm hassas noktalarına aynı anda basabilir ki kişinin.



