Bir gece ansızın gireceğim rüyana. Gözlerime bakamayacaksın, özür dileyeceksin. Sevdamın büyüklüğüne ve gücüne inanarak ellerini bana uzatacaksın.
Tek gerçek tanrısızın tanrı olmasını kendine yediremeyen birinin birbiriyle alakasız cümleleri.
20 Aralık 2014 Cumartesi
13 Aralık 2014 Cumartesi
22 Kasım 2014 Cumartesi
Hangi hikaye tamamlanıp da bitiverir?
Ben öldüm. Tekrar dirildim sonra. Ara vermiştim yaşamaya. Bilinçle yapmıştım bunu. Yapmam gerektiğini bilmenin bilinciyle. İliklerime kadar nefessizdim o zamanlar. Uzun bir hikaye biriktirdim kendime bu süreçte.
Tarifi zor bir ürpertinin öyküsü. Nereden başlasam ucunu kaçırıyordum. Cümleler devrikti, içleri boş, sesleri kısık ve her hamlem sonuçsuz kalıyor, olduğu yere yıkılıyordu. Gülümsediğim tek kişiydin. Yanlış deneyimler insanı ne kadar zorluyor. İnsanı içine zorluyor. Oysa, hep bilirdim ki bir insanı kaybetmek bir savaşı kaybetmeye benzemezdi. Bir insanı kaybetmek bir güruhu kaybetmeye de benzemezdi. Bir insanı kaybetmek acıydı. Ne kadar yalınsa cümle, o kadar da derindi. Bir insanı kaybetmek, acıydı. "Gülümse."
1 Kasım 2014 Cumartesi
Biraz düşünmeyi bırakır mısın lütfen?
Saat ne zamandır çok da geç olmuyor. Gelecekten korkan sadece o değilmiş görünüşe bakılırsa. Belirli bir üslubu olsun istemiyor. Belirli şeyleri istemiyor esasen. İnsanların kendisini çözdüğünü sanıp da kelimeleriyle dalga geçmelerini de istemiyor mesela. Aslında hiçbir zaman çok konuşmamasına rağmen annesinin bu gece konuşmadığı için kendisine tavır yapmasını anlayamıyor. Oysa annesi kek getirdiğinde bile saatlerce mutluluktan zıplıyordu. Eskiden. Öncesinde yani.
22 Ekim 2014 Çarşamba
Bu baş ağrısı
Keşke aklıma gelen her şeyi söylemek zorunda kaldığım bir hastalığım olsa da ne düşündüğümü her daim herkes bilse. Bu baş ağrısı bir gün beni öldürecek... Zaman zaman bunu gerçekten başarmasını istiyorum, yalan yok. Neyse, evet. Taşımadığımız kayaların ağırlıkları altında da ancak biz ezilirdik zaten.
27 Eylül 2014 Cumartesi
Kelime kurmakta zorlanıyorum
Sen benim için bazen çözümü zor bulmaca, bazen yalın bir kelime. Bazen çılgın dalgalı, bezen de durgun sakin bir deniz. Belki de uçsuz bucaksız bir denizde, keşfedilmeyi bekleyen küçük bir ada. Senin için “belki” diye söze başlamak da gerçekten zor. Belkileri çıkarmalıyım galiba hayatımdan.. Seni tek kelimeyle ifade etmek, bazen anlayabilmek gerçekten zor. Ama en azından alfabendeki çoğu harfi sanıyorum biliyorum. Belki de kelime kurmakta zorlanıyorum. Sence?
13 Eylül 2014 Cumartesi
Eylemsizlik durağındaki son yolcu
Son seferine eğildiğim hayatın eylemsizlik durağındaki son yolcusuyum. Anlaşılmaz ağrıların kekremsi çürümüşlüğünde kayboluşlarımı sessizliğimle itiraf ediyorum. Kahkahası kalıyor dudaklarımda arınmaz saklanışların. Kimliğimi örtbas ederken kül sözcükler, taşınmaz uçurumları sarıyorum gözlerimin ferine. Yeniden ağlasın diye kantarda ağır gelen öfkeli akşamlarım.
23 Ağustos 2014 Cumartesi
Durgun bir denizdim
Durgun bir denizdim şu anki gibi, kendiyle mutlu şımarık bir erkek çocuğu olmayı da seviyordum üstelik. Kendimle baş başa kalınca çökerdi yüreğime hüzün bulutu. “Keşke böyle olmasaydı”, ya da "keşke böyle olsaydı"larım hep sonradan vururdu ince ince. Bir karanlık sarardı dört bir yanımı. Güneş açtığında yine gülümserdim çocuklar gibi…
9 Ağustos 2014 Cumartesi
Kelime kurmakta zorlanıyorum
Hayat bazen çözümü zor bir bulmaca, bazen anlayamadığımız kadar açık. Aslında hayat herkesin anladığı dilde yazılmıştır, okuyabilmek veya okuyamamak insanın kendi kabiliyetine ve tercihlerine kalmıştır. Okunamasa da en azından hecelemek lazım hayatı, anlayabilmek ve yaşamak adına. Bunu kolaylaştırmak ve zorlaştırmak biz insanlara verilmiş bir yetenektir. Ama her zaman zordur insan, anlayabilmek ve okuyabilmek hayatı. Çünkü bu hayat alfabesinde harfler hep biz insanlarızdır ve belki de çözüm bu yüzden zordur.. İnsan, belki de ayak basılmamış bir amazon, belki bilinmeyen bir çöl...
5 Temmuz 2014 Cumartesi
Gerçekten var mı?
Bazen motivasyonumu düşünüyorum, neden, ne için, neye devam ediyorum? Anlamsız geliyor her şey, duruyorum, yaşamıyorum bir süre. Kaldıramıyorum bu yükü, tamamlayamıyorum hiçbir şeyi. Zamanım var diyorum sonra, hepsine zamanım var. Nasıl okuldaki ödevleri projeleri bir türlü hep yetiştiriyorsam hayatı da yetiştireceğim; çünkü daha zamanım var.
21 Haziran 2014 Cumartesi
Evet hala büyümedik.
"Yağmur yağacak bugün" dedim, inanmadı. Yalancı değilim ya, yağacak dediysem yağacak işte, dinle bir kere. Olmadı, iddiaya girdik yağarsa ben, yağmazsa o kazanacaktı ki öyle oldu. Bakalım ödülümü ne zaman alırım.
14 Haziran 2014 Cumartesi
Koca bir şaka
Her şey koca bir şakanın parçası gibi geliyor mu sana da bazen? Kontrol edemediğimiz şeylerden rahatsız olmamız doğal mı? Ya da mesela, ne bileyim, uyanmaya çalışıyor musun ansızın? Ağlamanı tetikliyor mu bazı sesler? Unutmak istediğin onca şey hücum ediyor mu zihnine, pes edip kabul ettiğin anda da kaçıp seni ağlamanın sınırında bırakıyor mu? Tamama erse rahatlayacaksın işte ama, olmuyor.
3 Mayıs 2014 Cumartesi
Salıncak
Salıncakta sallanmak gibiydi yanında olmak.
Gözlerimi karartıyorsun, mutluluktan gülümseyemiyorum bile.
Yavaş çekimde, şeffaf noktalar var her yerde...
17 Nisan 2014 Perşembe
Başını kaldır, bak ufuklara!
Ey uzaklardaki yitiksem gözlerinde şimdi, yalnızsan ve sessizlikte kaybolmuşsan, başını kaldır ufuklara bak bakabildiğin kadar uzaklara ve sakın unutma baktığın o ufukların ardında senin için atan bir kalp var. Şimdi kapa gözlerini, benim gibi ve yüreğini dinle, bil her yürek atımında orada olduğumu.
30 Mart 2014 Pazar
Sonuna kadar, aşkla!
Zaman ne de önemli, bir şeyleri yakalarken bir başka şeyleri yitirmek. Avcundaki kum tanelerini sımsıkı tutarken parmaklarının arasından sıyrılanlar... Bir yanda yitirdiklerinin üzüntüsü bir diğer yanda keşifler, deneyimler. İnsan olduktan, hisler olduktan sonra hayat tersinden de olsa aynı olurdu. Görüntü, yaş farkı, konum ya da herhangi bir neden engel olmazdı dünyaya. Sevgi zaman tanımaksızın anın tadını çıkarır mesela. Bir şeyleri yakalayınca sımsıkı sarılır ona, sonuna kadar, aşkla!
8 Mart 2014 Cumartesi
Özlersin, yeşil yanar...
Normalde gözüne hiç takılmayacak buruşturulup atılmış bir sigara paketine odaklanırsın, sonra hep durup dururken, alakasız anlarda ve aniden özlediğini fark edersin. Özlersin, bilirim. Ve sen özleyince, beni üzersin. Beni iki türlü de üzersin. Özlersin, yeşil yanar, karşıya geçersin.
19 Şubat 2014 Çarşamba
Kabullen
Savaşmak her zaman doğru yol değil, bunu anla. Zorladıkça bir şeylerin ellerinde parçalandığını hissediyorsun, çoktan hallettiğini sandığın şeylerin bile. Olacak şey var, olmayacak şey var. Savaşarak değil kabullenerek geçmek lazım bazı şeyleri. Olmuyor, olmayacak; yetin. Olmuyor, olmayacak; vazgeç. Olmuyor, olmayacak; haddini bil. Kabullen ve rahatla. En derinini düşün, kendini düşün. Bütününe sen hakimsin sonuçta, olası sonuçları da en iyi sen tahmin edersin. Kaybedeceğini bildiğin bir savaşa girmek mi istiyorsun gerçekten?
15 Şubat 2014 Cumartesi
16 Ocak 2014 Perşembe
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






