20 Mayıs 2017 Cumartesi

Telefon çaldı, düşünce askıda kaldı


Gelmiş ilkbahar, çiçekler açmış, etraf yeşil, parklara taşan insanlar... Pek seviyorum baharları. Ben de sokağa attım kendimi. Planlamadım açıkçası nereye gittiğimi, saçımı başımı. Tüm gün evde oturmanın acısını çıkartmak içindi bu kaçış. Bir de yanıma aldığım müzikçalarım, tamamdır...   

12 Mayıs 2017 Cuma

Ağır geliyor benliğim

Her şeye sıkıldım demekten, her şeyden sıkılmaktan sıkıldım. Boğazım düğümleniyor bu aralar sık sık. Belli etmeyeyim diyorum, sıkıyorum kendimi sıkılmışlığımla, yalnızlığımla. Neyi dert ettiğimi bilmiyorum, neyi istediğimi. Alıp başımı gitsem uzaklara... Olacak şeyler söylemeliyim, dilemeliyim değil mi? Yazmayayım artık. bırakayım tüm bunları diyorum. Sıfırdan alayım her şeyi. (sol omzumdan bir ağrı saplanır) ucundan tutayım istiyorum, elimi uzatamıyorum. Koptum, ha düştüm ha düşeceğim...

Hani kötü hissedersin, dökülmez ya ağzından bir kaç cümle, geçici bir şeyse eğer ortalığı karıştırmaya gerek yok dersin ama içine dert olur. Demediğin için hayıflanırsın. Üstünden geçmiştir de, ama içinde öylece kalakalmıştır. İçindeki o pırpır eden şey artık yoktur eskisini istersin, gülümsemeyi istersin çocukluğundaki gibi. Gülmüyor değilsindir aslında ama tadı yoktur öncekiler gibi. Her şey bir hiçten mi oluşmaktadır aslında? Ben niçin dersleri takip ediyorum, niçin çalışmak zorundayım, kimin için uğraşıyorum, amacım ne? Sonu zaten belliyse... Anlayamaz kimse beni, anlaşılayım diye bir amacım da yok. Ağır geliyor benliğim, her şeyin yolunda olması gerekirken boşluk ve içindeki niye?

6 Mayıs 2017 Cumartesi

Kinyas ve Kayra |Hakan Günday

Uyumadım. Pişman olmadım. Kendimden bile. Ben gerçektim. Dünyanın en gerçek adamı! Bana ait bir gezegen bulana kadar insanlara ve kendime zarar vermeye devam edeceğim... Biliyorum, beni linç edecekler. Beni bütün dünya öldürecek. En derinde benim cesedim olacak ancak bedenimi toprak bile kusacak...