4 Nisan 2020 Cumartesi

Çıkabilir miyiz bu odadan?

Şarkılar sizi nerelere götürüyor? Hakkınıza düşmeyen acıları da yaşatıyor mu size mesela? "Bunu ben yaşamadım, bir dakika!" diyor musunuz hiç? Kızıyor musunuz yoksa ağlıyor musunuz yaranıza basılınca? Hala güçlü olmaya çalışıyor musunuz mesela? Evde kalırken çok da umurunuzda olmuyor mu yoksa yaydığınız enerji?

Fiziksel durumları bile psikolojiye bağlamayı severdim. Aynı şekilde fiziksel sorunlara psikolojik ilaç bulmayı da. Zorlayınca her şey olur sanıyordum, yeterlilik bir bakıma burada mesele. Yetmiyorum, kendime şu an, yetemiyorum. Kendimi iyi edemiyorum. "Bunu da hallederim!" diyemiyorum, diğerlerini halletmedim ki ben? Bastırdım her şeyi, daha derine, daha da derine, en derine. Öyle karanlıkta bıraktım ki, öyle güzel sakladım ki her şeyi, görmeyince zihnimden bile gitti bazıları... Sandım... Sanmışım... Odaya geri dönüyor insan. İlk başta zifiri karanlık, sorun yok; sonra gözün alışıyor ama. "Merhaba karanlığım, ben geldim." 

Gündelik soruları duymak istemiyorum, susun lütfen kafamı toparlayamıyorum. İşin komik yanı, "Neler var, şükretmemiz lazım" söylemlerini şu an yaşıyorum. Sanırım psikolojim bedenimden daha güçlüymüş. E o daha çok yara aldı bunca zaman, o da haklı. İyiye giden bir şey göremiyorum, hissedemiyorum. Umut şart, tutunacak bir umut dalı da göremiyorum, çünkü burası çok karanlık. Sadece kaçtıklarım var burada. Biri bir ışık açabilir mi? Çıkabilir miyiz bu odadan? Sanırım yanıyoruz.