Yavaş yavaş gelir ya sinsice, ilk önce anlamazsın sonra birer birer görürsün değişiklikleri yüzünde. Zayıflar, erir, dökülür, biter ve gider. Acımasın kimse, bakmasın öyle, teselli de etmesin. Bu da gerçek doğum kadar, değil mi? İrdelemek zor olsa da ilk önce, geçiyor aylar yıllar. Alışıyor bünye, ama hiç akıldan çıkmıyor, her hatıra canlanıyor... "Bu şarkıyı severdi", "Bu şekilde seslenirdi", "Buna kızardı en çok", "Bir keresinde..." diye başlayan cümleler kurarsın içinden/dışından. Kimisi için bir anı bile yoktur ki çok daha acısı karışan anılar...