27 Temmuz 2013 Cumartesi

Buluttum gökyüzünde


Buluttum gökyüzünde, güneşin hemen yanındaydım. Enerji doluydum sayende, capcanlıydım. Sonra damla oldum ayrıldım güneşimden, gökyüzümden hızla düştüm bir gemiye. Fark edilmeyecek kadar küçüktüm. İnsanlar vardı. Korktum kendimden, yapabileceklerimden, bilmem niye? Bazen cevap veremeyiz işte, öyledir. Öyle olmuştur. Gemiye tutunamadım korkumdan ve düştüm denize balık oldum. Rengimi güneşimden aldım. Yüzdüm doyasıya, karabalık arkadaşım oldu. Kafa dengi balık arkadaşlarımla açıldık enginlere. Yüzdük yüzdük ve büyüdük. Korkumu yendim ve "Şimdi anladım" dedim.   

Çok geçmeden yosun olmaya karar verdim. Bir yere çakılı kaldım kimisine göre ama ben bu halimle mutluydum. Sabittim, fark edilmiyordum denizin dibinde. Kıyıdaki yalnız bayan ve her gece dinlediği huzur veren sesi yetiyordu mavi yosuna. O kıyıda yosun olmak ve her gece onu dinlemek... Yalnız bayan da düşünüyordu belki ne yapmak istediği hakkında, ondandır hep yalnızdı. Ondandır şarkılarda buluyordu kendini. Oysa bir defa sarı balık olsa, bir defa bulut, bir defa yosun olsa, ne yapsındı, olamazdı işte. Çok geçmedi anlamadığımı anladım yine. Kendimi anlamak zordu. Hepsinden olmalıydım ya ben. Bunun için ne olmalıydım, kim olmalıydım? Nasıl hem minik arkadaşlarımı görüp hem onu dinleyebilecek hem de günün doğuşunu/batışını izleyebilecektim? Her şeyi aynı anda istemek değildi bu istediğim, sadece sevdiğim dünyayı takip edebilmekti belki de. Beni ben yapan her şeyi bir arada görebilmek. Ben olmak ve buldum!