12 Mayıs 2017 Cuma

Ağır geliyor benliğim

Her şeye sıkıldım demekten, her şeyden sıkılmaktan sıkıldım. Boğazım düğümleniyor bu aralar sık sık. Belli etmeyeyim diyorum, sıkıyorum kendimi sıkılmışlığımla, yalnızlığımla. Neyi dert ettiğimi bilmiyorum, neyi istediğimi. Alıp başımı gitsem uzaklara... Olacak şeyler söylemeliyim, dilemeliyim değil mi? Yazmayayım artık. bırakayım tüm bunları diyorum. Sıfırdan alayım her şeyi. (sol omzumdan bir ağrı saplanır) ucundan tutayım istiyorum, elimi uzatamıyorum. Koptum, ha düştüm ha düşeceğim...

Hani kötü hissedersin, dökülmez ya ağzından bir kaç cümle, geçici bir şeyse eğer ortalığı karıştırmaya gerek yok dersin ama içine dert olur. Demediğin için hayıflanırsın. Üstünden geçmiştir de, ama içinde öylece kalakalmıştır. İçindeki o pırpır eden şey artık yoktur eskisini istersin, gülümsemeyi istersin çocukluğundaki gibi. Gülmüyor değilsindir aslında ama tadı yoktur öncekiler gibi. Her şey bir hiçten mi oluşmaktadır aslında? Ben niçin dersleri takip ediyorum, niçin çalışmak zorundayım, kimin için uğraşıyorum, amacım ne? Sonu zaten belliyse... Anlayamaz kimse beni, anlaşılayım diye bir amacım da yok. Ağır geliyor benliğim, her şeyin yolunda olması gerekirken boşluk ve içindeki niye?