Yaşam öykülerimiz anılarımız, hayallerimiz ve monologlarımızdan oluşuyor. Kimimiz sadece anılarlardan ciltler çıkarabilecekken kimimizin öyküsü yarım. Yaşadıkları yarım, yaşayacakları yarım, hayalleri yarım... Sahi hayaller bizi yaşama tutundurmuyor muydu; nasıl daha hayalleri ölmeden gidebilir bir insan?
Hayaller kıymetlidir, yaşadıklarından bile önemli kimi zaman. Mesela bir insan sizin bugün yanınızda olabilir, ama bu yarın da olacağı anlamına gelmez; bu yüzden anlık güzellikler kıymetli olmasına kıymetlidir, lakin eksiktir. Oysa hayaller öyle mi, hayaller yarın demektir; hayaller uğruna yaşanılacaklar demektir. Bu yüzden bir hayale gerçekten ortak olabiliyorsanız şanslısınız demektir. Hayaller daima devasa da değildir zaten, ama yalnızken yalnız her şey gibi eksiktir.
- Bugün anlattıklarımdan da sonra teşhisiniz nedir?
+ Zihniniz kırılmış, artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.
Eylem ve eylemsizlik arasındaki bantta düşüncelerimiz kadar kalıyoruz. Bazen çözümü bilmek uygulamaya yetmiyor, çünkü o çözümü kendimize yakıştıramıyoruz.
- Bir yolu olmalı, bana da uyan bir yolu olmalı. Sonrasında pişman olmayacağım bir yol.
+ Peki ya zamana karşı olan pişmanlığını nasıl halledeceksin?
Evet, yarını düşündüğümüz kadar susuyor ve duruyoruz aslında. Ne kadar uzun vadede ise planlar, acılara katlanmak için de o kadar dirençli oluyoruz. Ama gerçekten mutlu oluyor muyuz her şeyin sonunda, yoksa düşünmemeye mi çalışıyoruz? Yaptıklarımızdan mı beklettiklerimizden mi daha pişmanız?
Koşul şart kipiyle çekmediler seni bu dünyaya, herhangi bir ön kabulün varmış gibi yaşamanın anlamı yok. Sen ne kadar bir yere ait hissetmeye çalışsan bile hiçbir bağın yok ve olmayacak. Sen bugünde saplanıp kaldığını sanıp, daha yarınlar var diye rahat yaşarken geleceğini kürekle geriye savuruyorsun farkında mısın? Eylemlerin zihnin kadar hızlı değil, olsaydı bile geçmiş anlara göre gelecek kararları veriyorsun; bir bugün yok! Hatırlıyor musun yıldız kayması ve dilek tutma olaylarının saçmalığını keşfettiğin zamanı. Evet, uzun zaman öncesini gördüğün bir şeyden istekte bulunmak saçma değil mi? Ama sen de zaman ölçeği daralsa da çevrenin geçmişi ile tahminlerine göre gelecek kararları vererek yaşıyorsun. O yüzden "neyse, yarın artık" deme, yarınındasın zaten. Hemen yaşa!