21 Kasım 2021 Pazar

Günlerden bir gün

Her şeyin başı müzik: Max Swan - Downstreams (en aşağıda gömülü hali de var)

Günlerden bir gün, içine çektiğin nefes bile değişiverir mesela... 

"Yine mi" diye uyanmaların son bulur, ciğerlerine dolan hava ile ansızın bir tebessüm belirir yüzünde. Aldığın ya da alamadığın yollara takılmayı bırakıp, içinde bulunduğuna odaklanırsın. Karanlığa alıştırdığın gözlerin aydınlığı fark eder ve onu merkezine almaya başlar. Çevren ona göre değişmeye, yeniden şekillenmeye, dönüşmeye girişir. Bazı yerler aniden, bazı yerler yavaş yavaş aydınlanır zihninde. Seçemediğini seçmeye başlar gözün, anlayamadığını anlamaya başlar özün ve tüm bağlar yeniden düzenlenir beklediği misafirine kavuşan zihninde. Bazı şeyler zaman alır, bazı şeyler umut. Gücümüzü aşan pek çok şey var bu dünyada; kendimizi aşan, taşan bir akıntının tam ortasındayız. Kimimiz "sürükleniyor" gibi hissediyor, kimimiz "ilerliyor" gibi... Peki neden bunca savaş, bunca çırpınma? Her şeyle her zaman savaşamayız ki, bunun farkına varmakla özgürleşebiliriz ancak. Her daim yerimizde duramayız, ve bu akıntıya karşı, hayatın kendisine karşı sonsuza kadar savaşamayız. Bu sadece bizi yıpratan bir süreç olur; sonunda elbet bırakacağız akıntıya kendimizi, ya da o söküp alacak bizi bizden. Sonra, bazen bir kulaç sağa atacağız, bazen bir kulaç sola. Bazen hayatın hızından memnun olmayıp ileriye, bazen ise anda biraz daha fazla kalabilmek için geriye. Kulaçlayacağız hayatı, ve kucaklayacağız da. Hem etrafımızda olan bitenin farkında olacağız hem de kabulleneceğiz her şeyi bütün benliğimizle. Özgürlüğümüzü de bileceğiz, sınırlarımızı da ve ancak o zaman huzura kavuşacağız. Değişimi kabullendikçe, gelişeceğiz. Sevdikçe sevileceğiz. Anda kalmak her zaman sadece durmak değildir, değişime ayak uydurmayı da öğreneceğiz. 

Varacağınız yeri siz de seveceksiniz; hem su da çok güzel, gelsenize?