25 Ekim 2021 Pazartesi

Oldu mu nihayet?


Kalktım, garip bir hisle doğrulduğumda karşımda çok hafif bir ışık hüzmesi vardı, onun dışında etraf tamamen karanlıktı. Ölümü o kadar çok düşünmüşlüğüm var ki "Oldu mu nihayet?" dedim içimden, "Tamamlanamayan bir hikaye daha böylece bitti mi?". 

Zihnim o kadar sakindi ki, o kadar boş, ağrısız, mutlak sessizlik halindeydi ki... Bu da açıkçası beni biraz daha ikna ediyordu duruma. Ama üstüme eski tip 30 kiloluk beton yorgan gibi bir ağırlık çöktü. Derin bir pişmanlık. Söyleyemediklerim, yapamadıklarım, soru işaretlerim. Hepsi de tek bir odaktaydı. O an, bunun ölüm olduğunu düşünmemin de etkisiyle gerçekten hayatımda kimin ve neyin önemli olduğunu anladım. Zamanla gözüm odanın karanlığına alıştı ve dizaynını değiştireli çok olmayan odamda olduğumu, karşımdaki ışığın perdeden odama sızmaya çalışan bir ışık hüzmesi olduğunu anladım. Evet, odamdaydım, hayattaydım. Sustuklarıma bir şey daha eklendi böylece. Hayır, kendi zihnimin bana oyununu bir işaret olarak kabul edemiyorum. Oysa her şeyden anlam çıkarmaya çalışan biriyim evet, ama rahatsızlık vermemem gerekiyorsa vermem. Susarım ben, gerektiği kadar susarım. Hem bazen anlam çıkarmalar egoist duruyormuş. Dünyanın kendi etrafımda döndüğünü düşünmüyorum oysa, dünyanın beni çok umursadığını ya da. Bir yolcuyum ben, o kadar. Tüm sorunlarımın temelinin kendime biçtiğim değerin diğer insanlara biçtiğim değerden aşağıda olması da güzel çelişki aslında. Ben bir şeylerden anlam çıkarıp bir şeylerden korkarken o şeyleri sizin söylemeye bile yeltenmediğinizi düşünüyorum. Yani sizin gözünüzde ona bile değmediğimi bir bakıma. Sonuçta bazı gerçekler söylerken can sıkıyor, o sıkıntıya değer verdiğiniz insanlar için katlanabilirsiniz ancak (ki o zaman da ona "katlanmak" denmez herhalde). Doğruları konuşabilmek çok iyi hissettiren bir şey bu yüzden. Mesele sadece doğru soruları sorabilmek oluyor öyle bir durumda. 

Neyse, canınızı daha çok sıkmayayım. Müsait olunca, isterseniz, yazarsınız zaten. Karanlığın içinde de bir ışık bulurum ben elbet, olmadı yaratırım.