" Çevremdekilerin beklentilerini yansıtan aynalar toplamından ibaretim."
Okumuş muydunuz bu sözleri? Kendinizden kopunca merkeziniz bile sizden kaçar zira. Prangalarınızı kendiniz bağlar, biraz da böyle tutunmaya çalışırsınız hayata. Kendinizden geçmenin bir versiyonu işte. Kendine kayıtsız kalma hali, sınırların belirsizleşmesi tehlikeleri de beraberinde getirir.
"Yara aynı yara, dil aynı dil; biz neden bu kadar yalnızız?"
Yüzeysel konuşmalar, gündelik şikayetler, çevreye ufak serzenişler... Paylaşmak bu muydu? Peki ya reddedilmek, yetersizlik ve suçluluk gibi hisler ne olacak? Yaralarımızı sakladıkça ve birbirimizden uzaklaştıkça şifayı sadece uzmanlarda arayan bir topluma dönüşüyoruz. Kültürün bizi bu yolu sürüklemesi ne acı... Kendi doğrusunu kurmaya çalışan onca zihin, sıfır anlayış, sıfır nezaket; bencil dövüşler, aynı odada alınan tersine soluklar. Anlamıyorum iletişmeme tercihini, keza "Anlaması lazımdı" şikayetlerini de. Anlatman lazımdı belki de? Anlatmamız lazımdı. Sustuklarımızı yaşanmışlık sayamayız sonuçta. Ve evet, benim buraya yazmam da pek konuşma sayılmaz. 2023 hedeflerim kısa ve net, 2022 hedeflerimi gerçekleştirmek...
Hep bir özlem içinde değil miyiz içimizde kaybolmuş ama henüz yitmemiş olana. Belki de bu yüzden hastalıkla karşılaşınca, bize hem bir şey verildiğini hem de bizden bir şey alındığını anlıyoruz. Bizden alınan özel olduğumuza dair inancımız ve hayatımızın sonsuz olduğuna dair yanılsama... Bizi doğanın kanunundan ayrı tutan hiçbir şey yok. Bize verilen ise yaşama dair yeni bir bakış açısı: Her halimizin geçici olduğunun idrak etmek. Sadece hayatımızın ve bedenimizin değil; en büyük korkularımızın, kaygılarımızın, endişelerimizin de geçici olduğunun sürekli tekrar geçen bilgisi... Geçicilik bilgisi de ince bir yol açıyor zihinde. Sabit duramayış bilinci eylemsiz de dursak değişeceğine inandırıyor bizi hayatımızın. Peki bu değişim istediğimiz yönde mi olacak? Yoo...
Zihnimde onca şey dönüp duruyor. Sıkışıyor ruhum her bir kararda ve üstüne/aksine konuşmada. Anlatamıyorum her şeyi, anlaşılır mı da bilmiyorum. Yoruluyorum ve artık dinlenmek istiyorum. Zihnimin odağı belliyken etrafında kayboluyorum. Köşeden başlıyor, sona gelemiyorum. Senenin son (satır) aralığından sıvışıp kaçıyorum.