9 Şubat 2013 Cumartesi

Yazmadan oku beni, yazamadan ben oku

Her sabah yeniden sana doğuyor güneş. Sabah söylenecek tüm sözleri kaldırıyorum lügatımdan sana hoşça kal dememek için. Virgüller koyuyorum senli cümlelerimin sonuna seni anlatmayı bitirmemek için. Bana gelmeni istiyorum dünlerden öte, yarınlardan ziyade. Seninle kapamak istiyorum gözlerimi her gece gözlerinde doğan güneşe.

Seni yazdıkça, yüreğimdeki yerini anlatmaya çalıştıkça daha bir büyüyorsun yüreğimde. Dünyanın farklı uçlarında olsak da hep senin kokun sinmiş odama. Hayalinin gözlerini asıyorum odamın sen yanına. Sana yazdığım tüm şiirleri silip yenilerini yazıyorum. Yaşanan tüm ayrılıklara imkansızlıklara rağmen inadına seviyorum seni ama yine sensizliğe uyanıyor doğan güneşim. Kalemim ölüm sessizliğine bürünüyor, dudaklarım süt liman içimde sensizliğin fırtınası koparken. Kulağım çalan müziğe takılıyor "Seni benden alamazlar", diyorum "Sözlerim tükendi. Yazmadan oku beni, yazamadan ben oku". Sensizlik kemirmeye başladı yine yüreğimi, durmadan bir bıçak saplanıyor sanki sineme adını söyledikçe hasretin dilimi parçalıyor sanki, bekleyişlerimiz bitsin artık sonu gelmedi mi bu hasretin? Gülüşünü duyduğum anda her şey tam oluyor eksik hiçbir şeyim kalmıyor şu yalan dünyada.