Söküğünü dikemeyen terzi gibiydim. Sökülmüştü yüreğim bir baştan bir başa. Titrek ellerim ne iğneyi tutabilir ne ipliği. Şimdilerde bir boşum. İçimdeki çocuk minik parmaklarıyla elindeki süt beyaz tebeşirle yazılar yazmakta karanlık odanın soğuk duvarlarına; küçük harflerle başlayan, büyük harflerle son bulan. Yorgunum boş yüzeylere dolu kelimeler yazmaktan. Usandım kendini tekrarlayan başlangıçlardan. Yorgunum kırık dökük kelimelerle konuşmaktan.