Çok yorucu, yaşamak çok yorucu. Hayallerimizle gerçeklik arasındaki boşluktan daima düşüyorum sanki. Biliyorum hiçbirimiz dün hayal ettiğimiz ya da öngördüğümüz yerlerde değiliz, o hayatları yaşamıyoruz. En basitinden örnek vermek gerekirse, ihtimalini bile düşünemeyeceğimiz şeyler yaşanıyor ülkede. Bu doğrudan ve dolaylı olarak hayatlarımızı etkiliyor. Çevremizi etkiliyor, toplum da bizi sonra... Çözüm olarak içe gitmeyi tercih ediyoruz, "sorunların çözümü de ancak biziz" diyerek, yani bir yere kadar doğru da bu ama zamana ayak uydurmayı atlıyoruz öte taraftan. İçimizi normal algımıza denk getirmeye çalışıp tam "Oldu!" dediğimizde bir etrafa bakıyoruz her şey değişmiş. Yani bana biraz öyle geliyor. İnsanların düşünceleri değişmiş, doğru algıları değişmiş, amaçları ve istekleri değişmiş... Tamam kimse sabit değil ve olmamalıdır ama kendimize alan açmaya çalıştığımız toplum bu denli değişince de algılar dengeye erişemiyor işte. Dün, düne göre kendimize bir alan yaratmaya çalışıp bugün kendimize bakınca, ruhumuzun içler dışlar çarpımını yapamıyoruz adeta. Yetişemiyoruz, hep bir geç kalıyoruz gibi. Yaşamınızın uzatmalarında gibi hissettiniz mi sahi?