Denizi seviyorum, sonunu görememeyi daha çok seviyorum. Neden diye düşündüm, kokusu mu, sesi mi beni çeken yoksa enginliği ve esnekliği mi? Bunlar da güzel şeyler elbet ama benim sevgim kendimi damlalar ile özdeşleştirmekten. Kendine büyük anlamlar yüklemeyi sevenlerden olmadım asla, belki de olamadım. Önemli hissedemedim ki kendimi. İşte o damlalar da bir o kadar önemsiz. Ve bunun farkına varmak üzücü bile değil, rahatlatıcı sadece. Bir an için olsun önemli hissettikçe denize koşmak lazım. Yeri kolayca doldurulabilen o damlalardan biri olduğumuzu hatırlamak lazım. Mutluluk hali süremiyor sonuçta, özellikle kişi etrafını da karartıyorsa günden güne. Ama bir bütünün parçası olmak yine de güzel, bir şeyin parçası olmak.