10 Şubat 2022 Perşembe

Sustukça tüm kelimeler ağırlaşıyor

Sustukça tüm kelimeler ağırlaşıyor, konuşunca da sonradan aklıma söyleyecek "daha iyi" ve "anlamlı" ifadeler geliyor hoş. Zihnimde duyduklarım/okuduklarım da dönüp duruyor. "karşılık", "sıra", "ego", "fazla önemsemek", "sağlık". Önceliklerimi ben bile bilmiyorum artık. Kelimelerimi bile sıraya koyamıyorum, zemin kaygan, hava soğuk ve şartlar hiçbir şeye uygun değil. Bunca belirsizliğin ortasında boşluğun en ortasına nasıl adım atayım? Düşmekten mi korkuyorsun dersen, o da değil aslında. Düştüğümün görülmesinden daha çok korkuyorum. Bazen kimse beni umursamasın ve yok olup gideyim istiyorum. Tarihten silinip gitmek. Sonra bir ara sevilmek istiyorum, azıcık da olsa; içten bir sarılmanın değeri yüksek. Toprak sarar beni bu saatten sonra ancak. Umursanmadığımı düşündükçe umursamaz bir hal takınıyorum sonrasında. Duygulardan soyutlanmaya çalışıyorum. "BİLİM YAHU" diyerek kalan her şeyi boş görüyorum, heyecanlanmıyorum, korkmuyorum ve sevinmiyorum. Mutlak stabilliğe hazırlık yapıyorum diyelim.