Tutuşturmuşuz denizi seyreliyoruz yanarak, kavrularak... Sen bilir misin varlığıyla hayata tutunduğun, yokluğuyla hayattan koptuğun insanların hiç var olmaması nedir? Hiç yanında olmaması ve bir daha hiç yanında olmayacak olması… İçin hiç bu kadar çok burkuldu mu senin? Hıçkırarak ağladın mı hiç? Seni de aldılar mı senden? Eksik kaldın mı, içinde tanımsız bir korku ve bir yandan da her şeyden bıkmış bir halde korkusuzluk hali bir anda bulundu mu? Sonunu bildiğin kitabı okuyamamak misali, sonunu bildiğin hayatı yaşamaktan bıktın mı sen de?
Tek gerçek tanrısızın tanrı olmasını kendine yediremeyen birinin birbiriyle alakasız cümleleri.
24 Kasım 2012 Cumartesi
17 Kasım 2012 Cumartesi
Kovulmayı da beceremedim sebepsiz yaşamaktan
Ar etti yüreğim, ar etti dünyalık rüzgarlarım; verilince doyan akvaryum gibiyim. Camlara sıkıştırılmış bedelleri ödüyorum. Ağzım hep açık ayrılığının acemiliklerine. Sayfalarca istifa dilekçesi yazdı gözlerim hayata. Kovulmayı da beceremedim sebepsiz yaşamaktan. Bir yanımda yeter hatıraların, bir yanımda aşısız yalnızlıkların. Isırıldım işte bir gece ayrılığı tarafından... (evet tarafından)
10 Kasım 2012 Cumartesi
Sessizliği attım sokağa bugün
Sensizliği attım sokağa bugün, seninle geçirdiklerime anlamlar yükleyip, çerçevelerle duvarlarımı süsleyeceğim. Yokluğuna isyan etmektense, senden kalanlarla keyifleneceğim. Issız kaldı sen gidince her yan, her tarafa soğuk bir sis çöktü zihnimde. Neden sendelediysem salondaki o kanepenin yanında, düştüm, elim acıdı. Baktım, kalbim daha çok acımıştı, kalktım.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)