16 Aralık 2020 Çarşamba

Acaba?


Acaba? Her gün defalarca kullandığım düşünce akışı başlangıcım. İhtimaller ve alt metinler üzerinden sonsuza uzanan süreçlerin biricik başlangıcı. Basit yaşamak oysa ne güzel şey. "Yaptım, çünkü canım öyle istedi"lerden ibaret olsa keşke her şey, ama değil. Bunun bilincinden olmak sonsuz korku yüklüyor insana. Acaba neden şimdi? Acaba nasıl? Acaba amaç ne aslında? Zamanın en başına kadar geri dönebiliyor insan böyle sora sora. Tekrarın mahsuru yok elbette, hafızamızı tazeleriz, ama ihtimalleri düşünmek sorunlu bir eylem. İnsanı eylemsizliğe itiyor öncelikle. Hiçbir seçim yapmadığımız sürece her şey mümkün müdür sahiden? Her karar bir yol kapama mıdır? Doğrusundan emin olmadıktan sonra her karar pişmanlık olmaz mı bu durumda?

Neyse, geçelim efendim bu konuyu. İkinci sorununa gelelim "acaba kurguları"nın: zihin karmaşası. Gerçeğe yaklaştırıyoruz zamanla zihnimizde dönen tüm motivasyon ihtimallerini. Mantıklı gelen nedenleri gerçek bellemeye başlıyor zihin. Soru işaretleri zamanla yerlerini bu kurgulara bırakıyor ve insan yaşamadığı bir geçmişe inanmaya başlıyor. O kadar düşündüm ki üstüne, emin değilim artık hiçbir şeyden. Kim iyi, kim kötü; ne doğru, ne yanlış bilmiyorum. Tutarlı ve doğru yolda kalmaya çabalıyorum genelde, ama kalabiliyor muyum, bilmiyorum. Anılarımı, beraber yaşadığım ya da anlattığım insanlarla beraber gömdüm, kaybettim. İçimi kazarak paylaşmıştım gerçeklerimi; bazıları eksik kaldı, bazıları kayboldu artık. Zihnimde ihtimallere bulanmış halleriyle dolanıyorlar, gerçek değil, sadece düşünceler artık. Emin olamıyorum hiçbirinden. "Geçmişe bağlı kalmazsın işte!" diyebilirsin, o iş o kadar kolay değil ki? Kendinden emin olamadan hareket edebilir mi insan? Güven bile inşa edilen bir şey değil mi? Nasıl güvenir insanlara? Niyetlerinden nasıl emin olur? Acabalarımızın bir dayanağı olup olmadığından nasıl emin olabiliriz?

Korktum, korkuyorum. Anlamlandıramadığım her şeyden kaçıyorum. Sabit kalmaya çalışıyorum, bozmamaya bir şeyi; sonra ondan da ayrı canım sıkılıyor. Üzmeseniz olur mu beni? Kaldıracak halde değilim de ben. Beni iyi hissettirip sonra da dağıtmayın tamamen. Bu kez kalkamam. Kalkmak da istemem zaten.