28 Eylül 2021 Salı

Elimde gerçekler kaldı zaten sadece

Geçmişle barışmak bir adım olsa da ne yazık ki yeterli değil. Çünkü insanlar sizi anlattıklarınıza, daha doğrusu anladıklarına göre değerlendirir. Siz yolu anlatırsınız, onlar boşlukları kendileri doldurur. Siz düşüncelerinizi söylersiniz, onlar yargılarını kurar. Anlatmak istediklerinizi de her zaman anlatamazsınız hoş, kelimeler yetmez sonuçta. Yazılı iletişimin sıkıntısı da burada. Kitap okur gibi okuyabileceğimizi sanıyoruz insanları. O iş her zaman öyle işlemiyor işte. İletişim biriken bir şeydir, sizin zaten bilindiğini sanarak kısalttığınız cümleler çok farklı şekillerde anlaşılabilir. Sizin hikayeniz bilinen ve çoğunlukla olumsuz hikayelerle birleştirilir ve apayrı yerlere gider. Sonra yanlış temeller üzerine ne kadar ilerleyebilirsen... Oysa gözler kapatırdı o boşlukları. Ses tonu ile, jestler ile, mimikler ile gerçeğe yaklaşılabilirdi. (dedi insanların gözlerine bakabilmeye 3-3.5 senedir anca becerebilen Hakan, zaten 2 senesi de pandemi...) Karşılıklı oturup konuşabilmek bu yüzden çok önemli, keşke her konuşmamı bu şekilde yapabilsem (hayır video çekip çekip atmayacağım, kendime kadar tonla şey kaydettim hoş... Bu blogun çok ötesinde, ama yani şimdi kim beni öyle dinlesin/izlesin yani.)

14 Eylül 2021 Salı

Gerçeğin yazabildiği en güzel sahne sensin

Varlığı (yanında olmasından bağımsız) ve gülümsemesi içinize mutluluk ve umut dolduran insanlar var ya hani, ne güzel insanlar onlar. Bir fotoğraf bile görmek ne mutlu ediyor insanı. (Burayı twitter gibi kullansaydım...) Neyse ne diyordum, gerçekten mesafe tanımıyor bazı duygular bunu anlıyorum her defasında. O sırada nelere ne nedenlerle, nelere kızgın bir ruh halinde olursam olayım ya da bunalmış, tek bir görsel tüm günümü güzelleştirebiliyor. "Sen hep böyle gül" demek istiyorum, yanlış anlaşılmasın diye (ya da erken* anlaşılmasın diye) "yani istediğin gibi gül aslında her türlü çok yakışıyor, umut dağılıyor etrafa"; toparlayamamış gibi hissedip ve haddimi biraz biliyor gibi olmak için "mutluluk güzel şey sonuçta." falan diye de bir kapatamayış. Evet söyleyemediklerimde bile heyecanlanıp cümleyi toparlayamam ben bazen. 

Bu da benden gelsin, düz atamam sanırım ama. Bırak Kış Gelsin 

"gerçeğin yazabildiği en güzel sahne sensin"