Düşüncelerim fazla gelmeye başlamıştı bana ilk buraya uğradığım zamanlarda. Hayatım ellerimden kayıp gidiyordu adeta. Kabul etmiyordum, inkar ediyordum yaşananları. Olamazdı ki zaten böyle bir şey, olmamalıydı. Kitaplarda böyle olmuyordu, mutlu olmasa bile son, "normal" oluyordu. "İlk yarısı mı bu benim hikayemin?" deme ihtimali de var elbet. Düzelecek mi? Düzelmeyecek. O işler öyle yürümüyor. Seyir zevki yüksek olsun diye tasarlanan hayatlar yaşamıyoruz sonuçta. Dolayısıyla durduğumuz yerde bir şey düzelmeyecek. Uğraşıp duracağız, düşüp kalkacağız. Kaçmayacağız, üstüne gideceğiz. Dertlerin demlenince güzelleştiğini kim söyledi ki zaten? "Dur şimdi zaten ortalık karışık" diyemiyoruz kendilerine, yönlendirmek de anca yine ertelemek oluyor. Kendimizi şartlayamıyormuşuz, zor yoldan öğrendim bunu.
Tek gerçek tanrısızın tanrı olmasını kendine yediremeyen birinin birbiriyle alakasız cümleleri.
29 Ağustos 2020 Cumartesi
8 Ağustos 2020 Cumartesi
Düşünmeye çekildiğimde
Düşünmeye çekildiğimde çok şey kaçırıyorum. Zihnimi toplamaya çalışıyorum, yazıyorum ediyorum ama bir yere varamıyorum. Konuşmalarda dallanarak apayrı köşelerden sonuçlar çıkarırken yazmaya başlayınca düz bir yolda bile ilerleyemezken buluyorum kendimi. Evet, fazla düşünüyorum. Evet, insanlar çıkardığım anlamları kastetmiyor oluyor bazen ama ne yapabilirim? Rahatsızlık vermek istemiyorum, susuyorum mesela; ama sonra artık ne desem rahatsızlık verecek gibi hissetmeye başlıyorum. Size garip gelen bir sessizlik aşamasındaysam sizi rahatsız ettiğimi düşünüyorumdur muhtemelen, bir anda sevdiklerinden uzaklaşan bir insan değilim ben zira.
9 Temmuz 2020 Perşembe
Her yazımın başlangıcı aynı, sen
Her yazımın başlangıcı aynı "Sen". Her satır sana yazılıyor çünkü. Her şarkı seni anlatıyor. Her zerrem seni yaşıyor. Her sabah aklımdan senin adın geçiyor. Her saniyem seni yaşatıyor. İşte bu yüzden "her şey sensin" diyorum.
Hani sensiz geçiyor ya günlerim; sözde ayrıyım ya senden, yalan. Kendimi bir an elimde kalem seni yazarken buluyorum. Biter diyorum bir gün, kelimelerle birlikte tükenir gider diye bekliyorum, satırlara dökeyim içimden aksın gitsin diyorum; sonu gelmiyor. Her şey bitiyor "Sen" bitmiyorsun. Sen hiç bitme!
24 Haziran 2020 Çarşamba
Zihin bulanması
Rüyalarınızın nereden geldiğini düşünür müsünüz? Gününüzün (ya da düşüncelerinizin) çeşitli kısımlarının birleşimlerinden çıkan bir ürünün bizi şaşırtması oldukça garip ama bir o kadar da güzel bir şey...
14 Haziran 2020 Pazar
Sen neredesin kar tanesi?
Ruhumda kocaman bir boşlukla doğmuş gibi hissederdim, tamamlamaya çalıştım, tamamlayamamaktan korktum. Anlatamadım derdimi asla, anlayamadım da insanları sanırım. Ama anlaştık biz seninle, değil mi ya? Her şey o kadar çok sana bağlı gibi ki, başka hiçbir şeyin gerçekliğinden o kadar emin olamıyorum. Anlatamam ama sen anlarsın belki.
7 Haziran 2020 Pazar
Ayağa kalkma zamanı!
Bazen tüm yollar karışır, doğru ve yanlışın ayırt edilemeyişi durağanlığa iter. Her yolun sonu karanlık görünür; oysa ışığa yürümenin daima bir yolu vardır. Bazı sonuçlara deneyerek ulaşılır, mantıkla değil. Korkma, yürü; ASLA PES ETME!
5 Haziran 2020 Cuma
Ayağa kalkmak için önce dibe düşmeli
Yapamıyorum, kaldıramıyorum tüm yükleri. Gücüm yetmiyor. Geçmişte büyük salaklıklar yapıyordum, anlatıp dalga da geçiyorum kendimle. Şu an ne kadar da mantıklı geliyorlar değil mi? Acıyı işlemek, acıyı dönüştürmek, bir süre deşmek, dibine kadar yaşamak. Böyle atlatmayı öğrendim ben tek başıma. Kalan her şey örtme yöntemiymiş. Acılar yaşanmalı. Ayağa kalkmak için önce dibe düşmeli insan.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
