22 Kasım 2014 Cumartesi

Hangi hikaye tamamlanıp da bitiverir?

Ben öldüm. Tekrar dirildim sonra. Ara vermiştim yaşamaya. Bilinçle yapmıştım bunu. Yapmam gerektiğini bilmenin bilinciyle. İliklerime kadar nefessizdim o zamanlar. Uzun bir hikaye biriktirdim kendime bu süreçte.

Tarifi zor bir ürpertinin öyküsü. Nereden başlasam ucunu kaçırıyordum. Cümleler devrikti, içleri boş, sesleri kısık ve her hamlem sonuçsuz kalıyor, olduğu yere yıkılıyordu. Gülümsediğim tek kişiydin. Yanlış deneyimler insanı ne kadar zorluyor. İnsanı içine zorluyor. Oysa, hep bilirdim ki bir insanı kaybetmek bir savaşı kaybetmeye benzemezdi. Bir insanı kaybetmek bir güruhu kaybetmeye de benzemezdi. Bir insanı kaybetmek acıydı. Ne kadar yalınsa cümle, o kadar da derindi. Bir insanı kaybetmek, acıydı. "Gülümse."

1 Kasım 2014 Cumartesi

Biraz düşünmeyi bırakır mısın lütfen?



Saat ne zamandır çok da geç olmuyor. Gelecekten korkan sadece o değilmiş görünüşe bakılırsa. Belirli bir üslubu olsun istemiyor. Belirli şeyleri istemiyor esasen. İnsanların kendisini çözdüğünü sanıp da kelimeleriyle dalga geçmelerini de istemiyor mesela. Aslında hiçbir zaman çok konuşmamasına rağmen annesinin bu gece konuşmadığı için kendisine tavır yapmasını anlayamıyor. Oysa annesi kek getirdiğinde bile saatlerce mutluluktan zıplıyordu. Eskiden. Öncesinde yani.