Saatin akrep ve yelkovanı, bazen iki elimdeki kürekler. Su öyle sakin, ve ben öyle sakin çekiyorum ki küreği, adeta akmıyor zaman. Eğilip parmaklarımın ucunu suya değdiriyorum kayıktan. Ilık, ve bana ait sular, lehime akıyor zaman. Sonra fırtına var bazen ve dalgalar. Akrep ve yelkovan küreklerim yetmiyor kayığıma, zamana yön vermeye. Savrulurken bilmiyorum ki zaman mı geçiyor, hayat mı altımda akan sulardan. Ürküyorum, çekiliyorum. Yaş ilerledikçe, zaman aktıkça, kürek çektikçe daha çok fırtına çıkıyor karşıma. Henüz kıyıdayken her şey ne kadar sakindi, ah o parmağımı soktuğum ılık sular, kıyılar…
Tek gerçek tanrısızın tanrı olmasını kendine yediremeyen birinin birbiriyle alakasız cümleleri.
21 Mart 2015 Cumartesi
14 Mart 2015 Cumartesi
Yanlış insanlar, ziyan zamanlar
Sen hep gülerdin. Hiç bir şeye üzülmezdin ve hiç aşık olmazdın. Ne olmuş sana böyle? Kaldır kafanı, bak bir aynaya. Ağlama artık. Ne hale gelmişsin, görüyor musun? Ne zamandır içten gülmediğinin farkında mısın? “Nerede imkansız biri var onu seversin. Anlıyor musun? Nerede canını yakacak, kendine bağlayacak, kendisini hayatının merkezi yaptıracak, ondan başka bir şeyi düşündürmeyecek varsa sen onlara aşık olursun.” diye bana hep kızardın. Şimdi bir bak kendine. Benden ne farkın var? Yüzün hep asık. En güzel zamanlarını böyle üzülerek mi harcayacaksın? Yapma Allah aşkına, değer mi? O seni üzüyorsa zaten sevmemiştir ki çok üzüyor. Sevseydi, dayanamazdı. Sana diyorum. Ağlama artık. Canın yanıyor, biliyorum. Ama yapma. Ne olur, yeter. Güçlüsün sen. Neleri atlattın, hatırlamıyor musun? Hem sen bana hep kızardın. “Aşk aptalların işi benden uzak.” derdin. Şimdi ise ağzını bükmüş kafanı sağa sola sallıyorsun, sallama öyle, güçsüzüm der gibi bakma gözlerime. Gayet güçlüsün. Bu arada ağlayınca çok çirkin oluyorsun. Onsuz yapabileceğini ikimiz de iyi biliyoruz. Hem sana da kimse bağlı kalamıyor ki. Ben böyle tanıdım seni. Söylesene onu bu kadar değerli kılan ne? Neden vazgeçmiyorsun?
7 Mart 2015 Cumartesi
Hep giderler
Genelde üçüncü tekil şahıslar çekici gelir diye düşündü hikayesini anlatmak için. Arkasına saklandığı bir araba gibi bu, eğer onu görmek isteyen kişi eğilir ve arabanın altına bakarsa ayaklarını görür, saklanamaz o da. Dinleyen görmek istemezse onu, o zaman sadece arabanın siyah camına bakar. Saçını düzeltir... Peki der... Gider. "Hep giderler" dedi. Ayağa kalkıp, başka bir araba bulmak için baktı etrafa.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
