Hiçbir gücünüzün olmadığını fark etmek ne acı. Evimde, odamda, ne zaman başımı kaldırsam bir çivi gibi alnımın ortasında, ne zaman bir yana dönsem kader gibi ömrümün rotasında bu his. Bugün bir hayalim daha bağlandı darağacına, yüreğim sızlaya sızlaya sızlaya izledim sehpanın itilişini. Asılan her hayal, ölüme giden yüzlerce umuttu aslında. Kayboldu rüyaların renkli daveti. Sessiz duvarlarda bir teselli ararken çığlıklar kurşuna dizildi dudaklarımda. Kayboldu bakışlarım titrek mum ışığında. Bilemedim ne yanı düşer aydınlığa, ne yanı karanlığa? Ne zaman ve nerede varırım ki ışığa? Varmak ister miyim? Bir yol gerçekten kaldı mı? "Ey hayat, canımı acıtma artık!" dedikçe canım daha çok yandı. Canım, daha çok yandı. Bir yanım sana koşmak istiyor delice, bir yanım ardından bakıyor çaresizce. Yanıyor her bir yanım, gözyaşımın gücü yetmiyor alevleri söndürmeye, nasıl biter ki bu işkence? Zaman kayıp gidiyor ellerimden, tutamıyorum.