Anonim kimliklerle bir yerlerde bulunmak güzel şey, önyargılardan kaçmak tek neden. Hala bazen, ön yargılardan arınmış bir şekilde insanlarla konuşmak isterim. Ama zamanın da etkisi ile olası "hayır"ın ağırlığından pasif bir insan oldum. Ben tekrar çocuk olmak istiyorum, insanları yargılamadan konuşabilmek.
Bakınız, doğduğunuz anda gruplandırıldınız, hatta doğmadan bazı konularda. İsminiz, cinsiyetiniz, bir bakıma dininiz, mensup olacağınız kesim, olabileceğinizin sınırları hep çizilmiş. İnsanlar sizi gördüklerinde bunların üstüne boyunuz, kilonuz, saç rengi ve şekliniz ve göz renginizi de ekliyor hatta kimi durumlarda isim ve soy isim bile sizin hakkınızda düşünceleri değiştiriyor. Bir fırsat varken gruplandırılmamanın, bunu kullanmak ve özgürce düşüncelerimi belirtmek istedim; o yüzden isim resim yoktu. İnsanı insan yapan, duyguları konuşmak tercihim. İsim/cisim sen istemesen de yön verir ki duygularına. En basitinden sende olmasa karşıdakinin tavrı senin "önceden belirlenmiş" özelliklerine bağlı; senin tavrın da onların tavrına.
Tek gerçek tanrısızın tanrı olmasını kendine yediremeyen birinin birbiriyle alakasız cümleleri.
10 Mart 2018 Cumartesi
15 Şubat 2018 Perşembe
Susmak en büyük yalnızlık
Hiç sevmedim suskunlukları ama susmak zamanıdır şimdi.
Bazı şeyler var ki, dillenmiyor, söylenmiyor, söylenemiyor.
Sana gülümserken bile bir bulut çöküyor yüzüme adeta...
Fark ediyorum ki, susmak en büyük yalnızlık...
23 Aralık 2017 Cumartesi
16 Aralık 2017 Cumartesi
Halı kalmadı evde
Ağrı kesicinin mantığı basittir. Acıyı yok etmez, sadece halının altına süpürür. Bir süre gizlenir acılar. Sonra daha fazla acı olacak haliyle. Daha fazla süpürecek. Halı kabaracak. Daha sonra evin annesi fark edecek. Senin diyecek süpürücüye, yaptığın yararlı değil. Evin sahibi eğer bu yaptığını biliyorsa, acının gerçekten geçmediği ve kandırıldığı için daha çok acı çekecek. Ama o acıyı altına süpüreceğin halı kalmadı evde.
21 Ekim 2017 Cumartesi
Eksiklerle doluyum derken ben
Ben soruyorum, sorular bitmiyor. Bir ben bir de ben. Tek bir şey iyi galiba tüm bunların içinde. Yalnızım ve yalnız olmayı seviyorum. Girdiğim yeri dalgalandırayım, bulandırayım istemiyorum. Kendimi, olanları, içimi, dışımı, beni anlatacak ne vaktim var ne de elimde malzemem var yeteri kadar. bir gün her şeyden elimi ayağımı çekeceğim olacağı o. Belki her şey bensiz daha güzel olur. Belki eksiklerle doluyum derken ben, fazlalık teşkil ediyordum bunca zaman.
7 Ekim 2017 Cumartesi
9 Eylül 2017 Cumartesi
İç diyaloglara çevirdim düşüncelerimi
Hayallerim öldü sen gidince ve ben de öldüm bir bakıma. Beni yaşıyor sandılar, çaresizliğimi umursamazlık, iç denizlerimdeki dalgalanmaları kendi sahillerinde çırpınan dalgalardan sandılar. İçimi göremediler ama asla, bu yüzden yanıldılar. Orada bile değildim hayallerim öldüğünde, uzun süre fark edemedim de bu yüzden. Takıldım, kurdum sandım; kahrolası beynim tarafından kandırıldım... Duygularımı yitirdim o gece ben bir daha da bulamadım yerine koymak için. Hislerim hep saklandı bilincimden, çok mu acı çektim de duyarsız oldum yoksa korktum mu dahasından bilmiyorum.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


