7 Haziran 2020 Pazar

Ayağa kalkma zamanı!


Bazen tüm yollar karışır, doğru ve yanlışın ayırt edilemeyişi durağanlığa iter. Her yolun sonu karanlık görünür; oysa ışığa yürümenin daima bir yolu vardır. Bazı sonuçlara deneyerek ulaşılır, mantıkla değil. Korkma, yürü; ASLA PES ETME!

5 Haziran 2020 Cuma

Ayağa kalkmak için önce dibe düşmeli

Yapamıyorum, kaldıramıyorum tüm yükleri. Gücüm yetmiyor. Geçmişte büyük salaklıklar yapıyordum, anlatıp dalga da geçiyorum kendimle. Şu an ne kadar da mantıklı geliyorlar değil mi? Acıyı işlemek, acıyı dönüştürmek, bir süre deşmek, dibine kadar yaşamak. Böyle atlatmayı öğrendim ben tek başıma. Kalan her şey örtme yöntemiymiş. Acılar yaşanmalı. Ayağa kalkmak için önce dibe düşmeli insan.

25 Mayıs 2020 Pazartesi

Zamanı gelmedi mi?


Neredesin diye sorma bana, kayıp bir şehrin ortasında hayallerinde kaybolan insanlardanım ben. Bu kadar uzak ve erişilemez hayaller koymamalı belki de insan kendisine, ama kendimizi inandırmamız gerekmiyor muydu en başta? Aldığım her nefeste tükenirken nasıl umutla dolabilirim bilmiyorum. Konuşmak bir ihtiyaç, paylaşmak bir ihtiyaç ama karanlığı paylaşamam; tüm güzellikleri yok edecek kadar karanlığı salamam ortaya. İtiraf ediyorum, yapamıyorum. Güzel bir şeye neden de olamıyorum, evet şu sıra hiçbir işe yaramıyorum. Zaman akıp gitmeye devam ediyor; söyle, artık zamanı gelmedi mi? 

2 Mayıs 2020 Cumartesi

5 dakika sürdü inanmam

"Hayatta hiçbir şey benden önemli değil!" dedim... 5 dakika sürdü sanırım buna inanmam. Başarılı değilim bazen kendimi kandırmakta. Daha basitini denedim sonra, kendime zararı da olsa "Her Neyse!". O kadar güçlü değil, söylemek de pek rahatlatmıyor ama kendimi hırpalamamı biraz önlüyor. Tavsiye ederim yani, hem argo da değil! Düşüncelerimde de sevmiyorum argoyu evet ne yapalım...  

4 Nisan 2020 Cumartesi

Çıkabilir miyiz bu odadan?

Şarkılar sizi nerelere götürüyor? Hakkınıza düşmeyen acıları da yaşatıyor mu size mesela? "Bunu ben yaşamadım, bir dakika!" diyor musunuz hiç? Kızıyor musunuz yoksa ağlıyor musunuz yaranıza basılınca? Hala güçlü olmaya çalışıyor musunuz mesela? Evde kalırken çok da umurunuzda olmuyor mu yoksa yaydığınız enerji?

15 Mart 2020 Pazar

Kendinden de kaçamazsın, değil mi?

Beynin işleyişini düşünüyorum bazen, o kadar çok düşünce, anı ve alakasız görseller öyle bir hızla geçip gidiyor ki takip edemiyorum. Konuşurken anlaşılmamaya alışmıştım da kendimi anlayamamak biraz sıkıntılı bir durum sanki? Nasılım diye düşünüyorum, kendime bile "Tanımına bağlı şimdi" diye cevap veriyorum. Kendinden de kaçamazsın, değil mi? Sanırım kaçabiliyorum. Ama uyuyamıyorum, kaçak dövüşmenin sorunu bu; uyanık kalman gerekiyor. Sıkışıyorum, konuşmak istiyorum ama konuşamıyorum. Kuralları sevmiyorum; zaten bu yüzden tutunamıyorum genel olarak, sanırım.

7 Mart 2020 Cumartesi

Mutlu bir gecenin özlemini çekiyorum

Etrafı surlarla çevrili yalnız bir ada gibiyim. Arada bir konan kuşlar da olmazsa, içimde yaşayan bir nefes kalmayacak. Sabretmeyi öğrenmiştim aslında, ama bu kadarı beni bile aşıyor. "Taş olsa çatlardı!" diyorum. Bunca yorgunluğun üstüne biraz durup dinlenmek istiyor kalbim. Bir omuza yaslayıp başımı, azıcık soluklanmak... Hatta bir ömür boyunca güçlü görünmek adına tuttuğum gözyaşlarımı kollarında serbest bırakmak istiyorum. İstediklerim aslında bu kadar basit,  ya da belki de bana öyle geliyor. Yaşadığım sıkıntıları üstüne atmak değil derdim. Öyle uykusuzum ki gecelerdir, bilemezsin. Sessizliğin parçalayan ağırlığından olsa gerek sürekli uyandığım huzursuz uykulardan bedenim yorgun düşüyor. Sen gelsen kafamı koyar koymaz dalıp gideceğim mutlu bir gecenin özlemini çekiyorum.