19 Nisan 2016 Salı

Diyeceğim şu ki

Bizler hatalı canlılarız. Bizler, sınırlarını bilmeyen ve özgürlük ile cinayetin kıyısında dolanan oksijen israflarıyız bazen. Bunu unutmamamız lazım. Hem kendimiz çevremize zarar vermemek için hem de çevremize zarar gelmesin diye. Çünkü, çevreden ne zaman ne geleceği belli olmuyor bazen gerçekten...

5 Mart 2016 Cumartesi

Uyansan geçerdi oysa


Sonlarla barışanları anla(ya)mıyorum, sonları kabullenenleri de. Yok olmak ne demek mesela? Bu bilinç hali insanı delirtmez mi?

25 Şubat 2016 Perşembe

Uyusam geçer mi?

- Geçer ya da geçmez, şimdi bunu konuşmayalım... 
+ Ve hiç konuş(a)mayalım sonra. 

9 Ocak 2016 Cumartesi

Daha derine

Düşündükçe ve çıkış yolu bulamadıkça derine batıyorum. İçim bağırırken susarak oturmayı kabullenemiyorum. Ama güzel konuşabilmek için de belli bir düzeyin üzerinde "mutlu" olmam gerekiyor. Sonuç, yine evrenden işaret bekleyen bir Hakan, müthiş! Bu nasıl bir girdap, durmadan çekiliyorum. Ama biliyor musun, kimseye kızamıyorum. Yapamıyorum yani, olmuyor. Kendime kızıyorum, kendimi harcıyor kendimi tüketiyorum. İletişim ruhun ilacı, bense ilacını kendi almaya korkan biriyim adeta. Hoş bu benzetme olası diğer tüm benzetmelerimi açıkta bırakıyor ama, neyse. Sizinle konuşmadıysam, konuşamadıysam bir şeyleri bozmaktan korkumdan. Sevgi ve korku çok da uyumlu bir ikili değil sanki, değil mi?

6 Aralık 2015 Pazar

Buralara bağlı kalmak istemiyorum

Önce ağlama krizleri, pişmanlık, kızgınlık, sonucu kestirilemeyen "Acaba?"larla can acısı ile ağlamak, konuşamamak ve hatta yazamamak... Bekleyemez insan bazen olanları, sadece çırpınır durur yaralı bir hayvan gibi. Sahibin gelip ya seni vuracak ve bu acıdan kurtaracaktır ya da bir doktor eli değecektir. İşte buradan sonrası kaderinizdir.

28 Kasım 2015 Cumartesi

Kalk ve yaşa!

Hayat bu, istediğin gibi değil istediği gibi geçer. Şimdi her basit şey için kurguladığın tüm planları bir kenara bırak, ayağa kalk, silkin ve yaşamaya başla! Çünkü plan kurmakla bir şey elde edemezsin, yaşamalısın. Kalk ve yaşa!

17 Ekim 2015 Cumartesi

Belki bir gün beni bulamazsın


Yaşama sadece bir daldan tutundun mu o dal kırıldığında kendinin de düşeceğini bilemiyor insan. Ben mi nerden biliyorum, tecrübe. Ben de hep hayata sadece bir daldan tutunuyorum. Ya o dalın yeşerdiğini göreceğim ya da kuruyup birlikte düşeceğimizi. Yine.    

Bir gün beni yanında bulamazsan sakın üzülme, ağlama, bilirsin sen ağlarken ben de ağlarım. Gidişim sessiz olacak belki, geri dönüşüm de olmayacak ama üzülme ben seni daima hatırlayacağım. Sen hep derdin ya her yağmur yağışında seni hatırlayacağım diye bense seni yüreğime her yağmur yağışında hatırlayacağım, ki bilirsin yüreğimde yağmur hep yağar.

Benim çekip gideceğimi düşün ama üzülme, çünkü o dal yeşerecek, gür pınarların yanında büyüyecek ve ben o ağacı göreceğim.