Bir başımayım artık. Kendimde, kendimden ayrı bir sevdadır gidiyor. Sonundayım ya da başındayım. Öyleyim ya da böyleyim. Bir kaplama kağıdı örtülmüş kurtuluşumun üstüne. Emanet bakışlarımda esaret görmekteyim. Özlemin rengi atmış, bir ruh iliştirmiş yeni miladıma. Zamanı yaşamaktansa, zamanı seçiyorum. Belli, kaybediyorum. Hep dinlemekteyim. Her kapıyı çalana kalbini açarsan acımaz kimse sana. Yaşatmaya yaşarken herkes, ben daha yaşamayı beceremiyorum. İçimdeki bu ayrılık; öyle bir muhasebe tutmuş ki çöp yapmış yüreğimi. Herkes saklıyor eskilerini. Bense süpürüp atamadım dökülen yapraklarımı.
Tek gerçek tanrısızın tanrı olmasını kendine yediremeyen birinin birbiriyle alakasız cümleleri.
16 Şubat 2019 Cumartesi
9 Şubat 2019 Cumartesi
2 Şubat 2019 Cumartesi
EGO
Bireyselleşmenin getirdiği bencilliği yaşıyoruz aslında hepimiz, sistem olayı bir yerde yani. En son ne zaman kendi çıkarımızı düşünmeden bir şey yaptık, var mı hatırlayan?
Ne kendimizden ödün veriyoruz ne de zaaflarımızı kabulleniyor. Ya dünya gerçekten de hep bizim çevremizde dönüyor ya da sadece biz öyle zannediyoruz. Aslında tamamen kendi kurduğumuz dünyada kendimizi avutuyoruz. Etrafımızdakilere bir rol biçip, onların karsısında kendi karakterimizi yaratıyoruz.
19 Ocak 2019 Cumartesi
Artıları ve eksileri ile hayat
Hem artılarıyla hem de eksileriyle yaşarız hayatı. Hem üzülür hem seviniriz aslında, ama düşününce kefelerden sadece ağır olanı görürüz, onca olayı da birer hiçmiş gibi siler gideriz. Bir olay belki ya da sadece bakış açımız belirler bunu, bazense milatlar oluşur sırf günümüzü değil ömrümüzü de değiştiren. Hayatımız olaylardan değil kişilerden oluşur aslında o yüzden en büyük etki yine onlardan gelir.
18 Ocak 2019 Cuma
Zamanın kendisi hepimize karşı
Bizler sağır canlılarız. Zihnimiz bildiklerimizle o kadar dolu ki göremediklerimizi ya da duyamadıklarımızı fark edebilecek bir algı açıklığımız kalmıyor çoğu zaman. Unuttuklarımız da cabası. Oysa bazen o puzzle parçaları öyle net duruyorlar ki göz önünde... Çığlık atmıyor oluşu bir insanın acı çekmediğini göstermiyor sonuçta. Anca bir şeyler yaşandıktan sonra anılardan sesler ve görüntüler geliyor ve anlamlarını kazanıyorlar. Karşında rüzgara karşı nefessiz yürüyen kişiyi görmediğini fark ettiğin o an, tüm o zamanlar için öyle bir acı ve karanlık çöküyor ki insanın ruhuna... Üşüyor insan, kaçmaya çalışıyor zamandan ve mekandan ama ne mümkün. O yüzden, gerçekten nasıl olduklarını soralım insanlara, laf olsun diye giriş cümlesi gibi kullanmayalım bazı ifadeleri. O cevap imkanını gerçekten tanıyalım ve bakalım gözlerinin en içine. Çünkü orada bir yerde muhakkak bir şeyler bağırıyor oluyor. İlk anda görünmese de...
15 Aralık 2018 Cumartesi
Gecenin içinde yalnızlığımla
Bazen tonla hayat yaşamış gibi hissediyorum. Şuncacık hayatımda yaşadığım bazı şeyleri hatırlayamazken bu kadar "dolu" hissetmek garip geliyor açıkçası. Sanki içimdeki her boşluğa evrenin çeşitli yerlerinden anılar sızmış, ben de onları kendiminkilerden ayıramıyormuşum gibi...
24 Kasım 2018 Cumartesi
Gömün bugün beni!
Yüreğinize gömün beni bugün. Evrenin bütün güzelliklerini kutsayan yüzümü gömün yüreğinize. Yorgunum kırık dökük kelimelerle konuşmaktan. Yorgunum boş yüzeylere dolu kelimeler yazmaktan. Usandım kendini tekrarlayan başlangıçlardan. Bıktım kabuslardan, bıktım gerçeklerden, bıktım bayılıp kalmaktan ve acaba sayacına bakmaktan. "Bir uyusam bir daha uyanmasam" dediğim günler gitmiyor artık benden, gömün beni bugün yüreğinize...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


