Çözülemeyen sorunları dert edinmemeye dayalı "yaşama savaşı"m, varlığımın gereksizliğinin idrakiyle beyaz bayrak sallıyor. Eskiden bir inadına mutlu olma, ya da uğruna savaşma gibi huylarım vardı lakin yaralandıkça insan susmaya ve gitmeye yol aramaya başlıyor. Umarım yolculuğum tez olur da hem ben hem etraf rahatlar.
Tek gerçek tanrısızın tanrı olmasını kendine yediremeyen birinin birbiriyle alakasız cümleleri.
7 Mayıs 2019 Salı
20 Nisan 2019 Cumartesi
Nemlenmiş ruhlar
Bu gece nedense doğanın rengi soluk görünüyor. Ürpertici bir bakıştır sanki karanlığın varlığa bakışı. Düşünmek için hiç fırsatı olmayan her nefesin, korkutucu bir alışı var, adı belli değil, ama geceye damgasını vuran bu karanlığın, hükmünün var olduğu apaçık...
11 Nisan 2019 Perşembe
Boş gelmişim, boş gidecekmişim
Hayatımda karşıma çıkan tüm beyaz yaprakları ressam edasıyla karalarken silgisiz olduğum gerçeğiyle yüz yüze gelip kağıtları buruşturup mahvetmişim; tükettiklerim hesap sormamış hala benden. Bundandır ki ölmezmişim. Sıkıştırılmış, sıkılmış, yerine oturmamış, sırıtmış sadece sırtını sağlama yaslamış şanslı bir pislikmişim ben. Ölüm bu yüzden gecikirmiş. Boş gelmişim, boş gidecekmişim; hep ararmışım, aradaymışım, aralarda arlanacakmışım.
2 Mart 2019 Cumartesi
Empati Hastalığı
Hep insanların iki seçeneği olduğunu düşünürdü; ya annesine benzerdi ya da babasına. Seçeneklerin hiçbirine uygun olmaması onu henüz daha küçük bir çocukken depresyona sokmuştu. Ne zaman empati hastalığına yakalandığını ve kalıpların dışına çıkmaya can attığını fark etti, o zaman depresyondan çıktı.
16 Şubat 2019 Cumartesi
Herkes saklıyor eskilerini
Bir başımayım artık. Kendimde, kendimden ayrı bir sevdadır gidiyor. Sonundayım ya da başındayım. Öyleyim ya da böyleyim. Bir kaplama kağıdı örtülmüş kurtuluşumun üstüne. Emanet bakışlarımda esaret görmekteyim. Özlemin rengi atmış, bir ruh iliştirmiş yeni miladıma. Zamanı yaşamaktansa, zamanı seçiyorum. Belli, kaybediyorum. Hep dinlemekteyim. Her kapıyı çalana kalbini açarsan acımaz kimse sana. Yaşatmaya yaşarken herkes, ben daha yaşamayı beceremiyorum. İçimdeki bu ayrılık; öyle bir muhasebe tutmuş ki çöp yapmış yüreğimi. Herkes saklıyor eskilerini. Bense süpürüp atamadım dökülen yapraklarımı.
9 Şubat 2019 Cumartesi
2 Şubat 2019 Cumartesi
EGO
Bireyselleşmenin getirdiği bencilliği yaşıyoruz aslında hepimiz, sistem olayı bir yerde yani. En son ne zaman kendi çıkarımızı düşünmeden bir şey yaptık, var mı hatırlayan?
Ne kendimizden ödün veriyoruz ne de zaaflarımızı kabulleniyor. Ya dünya gerçekten de hep bizim çevremizde dönüyor ya da sadece biz öyle zannediyoruz. Aslında tamamen kendi kurduğumuz dünyada kendimizi avutuyoruz. Etrafımızdakilere bir rol biçip, onların karsısında kendi karakterimizi yaratıyoruz.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


