14 Aralık 2019 Cumartesi

Gürültü engelleme?

Zıt dalgaların birbirini sönümlemesini bildiniz mi? Gürültü önleme meselesinden bilirsiniz, evet. Müzikle o kadar bastırmışım ki, tüm o bağırtılarla öyle gömmüşüm ki tüm iç seslerimi, iki dakika "sessizliğe" kavuşunca anca anladım hala durduklarını. Bir kuyunun dibine çekmişim kendimi, izole etmişim hayatımı duygulardan ve düşüncelerden de huzur bulduğumu sanmışım. Şimdi adını koyamadığım duygulara gözüm doluyor, kalbim ağırlaşıyor, zaman bile bir başka akıyor. Ben bu sessiz ve akmayan anda kalmak istemiyorum, madem içimde kalmaya devam edecekler, bana ses lazım. Belki de bu kez bastırmak için değil, çözmek için. 

2 Kasım 2019 Cumartesi

Yan etkisiz dönüşüm

İyiye gitmenin iki yolu var, biri acıdan biri sevgiden besleniyor. Acı güçlü ve gaddar bir öğretmen. Empati katıyor size ama yanında bir tutam da yalnızlık. Özdenetim veriyor ama pişmanlığı da ekliyor yanına. Sabır veriyor çaresizlikle, anlayış veriyor yanında bitmez tükenmez bir anlaşılma isteğiyle. Yancılar gidiyor bazen, ama kovabildiğinden değil, zamandan. Sevgi ise şefkatli bir öğretmen, şiddeti/gücü biraz daha az ama yan etkisiz bir dönüşüm daha ideal, değil mi?

29 Ekim 2019 Salı

Zihniniz kırılmış, artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak


Yaşam öykülerimiz anılarımız, hayallerimiz ve monologlarımızdan oluşuyor. Kimimiz sadece anılarlardan ciltler çıkarabilecekken kimimizin öyküsü yarım. Yaşadıkları yarım, yaşayacakları yarım, hayalleri yarım... Sahi hayaller bizi yaşama tutundurmuyor muydu; nasıl daha hayalleri ölmeden gidebilir bir insan?

Hayaller kıymetlidir, yaşadıklarından bile önemli kimi zaman. Mesela bir insan sizin bugün yanınızda olabilir, ama bu yarın da olacağı anlamına gelmez; bu yüzden anlık güzellikler kıymetli olmasına kıymetlidir, lakin eksiktir. Oysa hayaller öyle mi, hayaller yarın demektir; hayaller uğruna yaşanılacaklar demektir. Bu yüzden bir hayale gerçekten ortak olabiliyorsanız şanslısınız demektir. Hayaller daima devasa da değildir zaten, ama yalnızken yalnız her şey gibi eksiktir.

28 Eylül 2019 Cumartesi

Aksi aslını değerli kılar

Aksi aslını değerli kılar; var olanın kıymeti yok olabileceği ihtimalinin keşfiyle artar. Basitinden başlayalım, nefes almak. Sınırlandırılmadıkça ne kadar kıymetli olduğunu anlayamamamız ayrı garip, bunu farkında olmadan yapabiliyor olmamız ayrı. Bu denli "doğal" bir şey acı verse mesela, nasıl yaşardınız düşündünüz mü? Tecrübe ettiniz mi ya da her nefes alışınızda bir acı/ağrı? Bazı şeyleri "doğru" anlamak için önce unutmamız gerekiyor. O nefesin kıymetini bilmek için sıkışıp kalmak, ya da her nefeste göğüs kafesinin aleyhinize çalışması gerekiyor. Ancak o zaman "normale" dönünce nefes aldığın için bile mutlu olabilmeyi öğrenebilirsiniz. Yoksa anca "lafügüzaf..." der geçersiniz. 

10 Ağustos 2019 Cumartesi

İyi geceler gökkuşağım!


Rüyalarınızın nereden geldiğini düşünür müsünüz? Gününüzün (ya da düşüncelerinizin) çeşitli kısımlarının birleşimlerinden çıkan bir ürünün bizi şaşırtması oldukça garip ama bir o kadar da güzel bir şey...

13 Temmuz 2019 Cumartesi

Sanki sana dokunsam

Sanki sana dokunsam kazandığım tüm fırsatları kaybedeceğim ve o büyü bozulacak... Bir gözün bu kadar güzel olabileceğini, bir tenin bu kadar güzel kokabileceğini o gün anladım. Sevmek bu kadar güzel olabilir mi gerçekten? Sevip de ağlamak, sevmeyen bir yüreğin gülmelerinden daha doyumsuzmuş meğer; nereden bilebilirdim böyle olacağını? Hiç bitmeyecek bir film gibi her şey. Seninle yaşadıkça bundan önceki hayatımı nasıl yaşadım acaba diyorum kendi kendime. 

29 Haziran 2019 Cumartesi

İçim acıyor, ben iç kanamalı bir hastayım

Dur dünya, savruluyorum; o kadar hızlı değiştiriyorsun ki yetişemiyorum insanlarına. Konuşmak, bağırmak, ağlamak istiyorum. Belki bir omuz, belki de sadece bir çift göz. Olmuyor, kalamıyorum yalnız; geliyorlar dört bir yandan, kuşatılıyorum düşünceler tarafından.