1 Kasım 2014 Cumartesi

Biraz düşünmeyi bırakır mısın lütfen?



Saat ne zamandır çok da geç olmuyor. Gelecekten korkan sadece o değilmiş görünüşe bakılırsa. Belirli bir üslubu olsun istemiyor. Belirli şeyleri istemiyor esasen. İnsanların kendisini çözdüğünü sanıp da kelimeleriyle dalga geçmelerini de istemiyor mesela. Aslında hiçbir zaman çok konuşmamasına rağmen annesinin bu gece konuşmadığı için kendisine tavır yapmasını anlayamıyor. Oysa annesi kek getirdiğinde bile saatlerce mutluluktan zıplıyordu. Eskiden. Öncesinde yani.   

22 Ekim 2014 Çarşamba

Bu baş ağrısı

Keşke aklıma gelen her şeyi söylemek zorunda kaldığım bir hastalığım olsa da ne düşündüğümü her daim herkes bilse. Bu baş ağrısı bir gün beni öldürecek... Zaman zaman bunu gerçekten başarmasını istiyorum, yalan yok. Neyse, evet. Taşımadığımız kayaların ağırlıkları altında da ancak biz ezilirdik zaten.

27 Eylül 2014 Cumartesi

Kelime kurmakta zorlanıyorum

Sen benim için bazen çözümü zor bulmaca, bazen yalın bir kelime. Bazen çılgın dalgalı, bezen de durgun sakin bir deniz. Belki de uçsuz bucaksız bir denizde, keşfedilmeyi bekleyen küçük bir ada. Senin için “belki” diye söze başlamak da gerçekten zor. Belkileri çıkarmalıyım galiba hayatımdan.. Seni tek kelimeyle ifade etmek, bazen anlayabilmek gerçekten zor. Ama en azından alfabendeki çoğu harfi sanıyorum biliyorum. Belki de kelime kurmakta zorlanıyorum. Sence?

13 Eylül 2014 Cumartesi

Eylemsizlik durağındaki son yolcu

Son seferine eğildiğim hayatın eylemsizlik durağındaki son yolcusuyum. Anlaşılmaz ağrıların kekremsi çürümüşlüğünde kayboluşlarımı sessizliğimle itiraf ediyorum. Kahkahası kalıyor dudaklarımda arınmaz saklanışların. Kimliğimi örtbas ederken kül sözcükler, taşınmaz uçurumları sarıyorum gözlerimin ferine. Yeniden ağlasın diye kantarda ağır gelen öfkeli akşamlarım.

23 Ağustos 2014 Cumartesi

Durgun bir denizdim

Durgun bir denizdim şu anki gibi, kendiyle mutlu şımarık bir erkek çocuğu olmayı da seviyordum üstelik. Kendimle baş başa kalınca çökerdi yüreğime hüzün bulutu. “Keşke böyle olmasaydı”, ya da "keşke böyle olsaydı"larım hep sonradan vururdu ince ince. Bir karanlık sarardı dört bir yanımı. Güneş açtığında yine gülümserdim çocuklar gibi…

9 Ağustos 2014 Cumartesi

Kelime kurmakta zorlanıyorum


Hayat bazen çözümü zor bir bulmaca, bazen anlayamadığımız kadar açık. Aslında hayat herkesin anladığı dilde yazılmıştır, okuyabilmek veya okuyamamak insanın kendi kabiliyetine ve tercihlerine kalmıştır. Okunamasa da en azından hecelemek lazım hayatı, anlayabilmek ve yaşamak adına. Bunu kolaylaştırmak ve zorlaştırmak biz insanlara verilmiş bir yetenektir. Ama her zaman zordur insan, anlayabilmek ve okuyabilmek hayatı. Çünkü bu hayat alfabesinde harfler hep biz insanlarızdır ve belki de çözüm bu yüzden zordur.. İnsan, belki de ayak basılmamış bir amazon, belki bilinmeyen bir çöl...

5 Temmuz 2014 Cumartesi

Gerçekten var mı?

Bazen motivasyonumu düşünüyorum, neden, ne için, neye devam ediyorum? Anlamsız geliyor her şey, duruyorum, yaşamıyorum bir süre. Kaldıramıyorum bu yükü, tamamlayamıyorum hiçbir şeyi. Zamanım var diyorum sonra, hepsine zamanım var. Nasıl okuldaki ödevleri projeleri bir türlü hep yetiştiriyorsam hayatı da yetiştireceğim; çünkü daha zamanım var.