İyiye gitmenin iki yolu var, biri acıdan biri sevgiden besleniyor. Acı güçlü ve gaddar bir öğretmen. Empati katıyor size ama yanında bir tutam da yalnızlık. Özdenetim veriyor ama pişmanlığı da ekliyor yanına. Sabır veriyor çaresizlikle, anlayış veriyor yanında bitmez tükenmez bir anlaşılma isteğiyle. Yancılar gidiyor bazen, ama kovabildiğinden değil, zamandan. Sevgi ise şefkatli bir öğretmen, şiddeti/gücü biraz daha az ama yan etkisiz bir dönüşüm daha ideal, değil mi?
Tek gerçek tanrısızın tanrı olmasını kendine yediremeyen birinin birbiriyle alakasız cümleleri.
2 Kasım 2019 Cumartesi
29 Ekim 2019 Salı
Zihniniz kırılmış, artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak
Yaşam öykülerimiz anılarımız, hayallerimiz ve monologlarımızdan oluşuyor. Kimimiz sadece anılarlardan ciltler çıkarabilecekken kimimizin öyküsü yarım. Yaşadıkları yarım, yaşayacakları yarım, hayalleri yarım... Sahi hayaller bizi yaşama tutundurmuyor muydu; nasıl daha hayalleri ölmeden gidebilir bir insan?
Hayaller kıymetlidir, yaşadıklarından bile önemli kimi zaman. Mesela bir insan sizin bugün yanınızda olabilir, ama bu yarın da olacağı anlamına gelmez; bu yüzden anlık güzellikler kıymetli olmasına kıymetlidir, lakin eksiktir. Oysa hayaller öyle mi, hayaller yarın demektir; hayaller uğruna yaşanılacaklar demektir. Bu yüzden bir hayale gerçekten ortak olabiliyorsanız şanslısınız demektir. Hayaller daima devasa da değildir zaten, ama yalnızken yalnız her şey gibi eksiktir.
28 Eylül 2019 Cumartesi
Aksi aslını değerli kılar
Aksi aslını değerli kılar; var olanın kıymeti yok olabileceği ihtimalinin keşfiyle artar. Basitinden başlayalım, nefes almak. Sınırlandırılmadıkça ne kadar kıymetli olduğunu anlayamamamız ayrı garip, bunu farkında olmadan yapabiliyor olmamız ayrı. Bu denli "doğal" bir şey acı verse mesela, nasıl yaşardınız düşündünüz mü? Tecrübe ettiniz mi ya da her nefes alışınızda bir acı/ağrı? Bazı şeyleri "doğru" anlamak için önce unutmamız gerekiyor. O nefesin kıymetini bilmek için sıkışıp kalmak, ya da her nefeste göğüs kafesinin aleyhinize çalışması gerekiyor. Ancak o zaman "normale" dönünce nefes aldığın için bile mutlu olabilmeyi öğrenebilirsiniz. Yoksa anca "lafügüzaf..." der geçersiniz.
10 Ağustos 2019 Cumartesi
İyi geceler gökkuşağım!
Rüyalarınızın nereden geldiğini düşünür müsünüz? Gününüzün (ya da düşüncelerinizin) çeşitli kısımlarının birleşimlerinden çıkan bir ürünün bizi şaşırtması oldukça garip ama bir o kadar da güzel bir şey...
13 Temmuz 2019 Cumartesi
Sanki sana dokunsam
Sanki sana dokunsam kazandığım tüm fırsatları kaybedeceğim ve o büyü bozulacak... Bir gözün bu kadar güzel olabileceğini, bir tenin bu kadar güzel kokabileceğini o gün anladım. Sevmek bu kadar güzel olabilir mi gerçekten? Sevip de ağlamak, sevmeyen bir yüreğin gülmelerinden daha doyumsuzmuş meğer; nereden bilebilirdim böyle olacağını? Hiç bitmeyecek bir film gibi her şey. Seninle yaşadıkça bundan önceki hayatımı nasıl yaşadım acaba diyorum kendi kendime.
29 Haziran 2019 Cumartesi
İçim acıyor, ben iç kanamalı bir hastayım
Dur dünya, savruluyorum; o kadar hızlı değiştiriyorsun ki yetişemiyorum insanlarına. Konuşmak, bağırmak, ağlamak istiyorum. Belki bir omuz, belki de sadece bir çift göz. Olmuyor, kalamıyorum yalnız; geliyorlar dört bir yandan, kuşatılıyorum düşünceler tarafından.
14 Haziran 2019 Cuma
Aramıyorsun sahi?
Aramıyorsun sahi? Ben de olmasam görüşemeyeceğiz, hoş böyle de anca rüyalarda; olsun, yeterince yaratıcıyım ben. Senle sensiz yaşıyorum ya, hem zor hem de kolay aslında. Seni üzemem gibi geliyor, dans ederken ayağına da basmam! Evet hiç dans etmedik ama etsek de basamam işte.
Müziklerde buluyorum seni, hangi müzikler deme, şarkıları söylesem dayak yeme tehlikem var... Şaka şaka sadece pek de alakalı değil, özdeşleştiğin zamanın müziklerinden bahsediyorum. Ya da bugünkü gibi "Geç Kaldım". Sahi ne çok şeye geç kaldım ben, affet. Yine özür faslına geçtiğimize göre evet, özledim...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
