29 Temmuz 2023 Cumartesi

Fırsat buldun, dök içini!

Bu hafta tiyatroda ödül konuşması yapmamız istenmişti. Önce "Yazıp oynasam mı?" dedim, sonra "Yazıp, yönetip oynasam mı?" dedim. Versiyonlarıyla aklımda uyarlanabilir bir hikaye varken her alana saldırmak istesem de teşekkür kısmı uzadıkça hayali karakterler artıyordu ve gerçeklikten uzaklaşmak duygudan da çıkarıyordu beni. Sonuç olarak yazdığım bir eserden ödül almaya karar verdim ve metnimi hazırladım. Şimdi de buraya koyuyorum evet, çünkü mesaj veremeden duramadığım bir yazı oldu.

14 Haziran 2023 Çarşamba

Hayatını ne kadar doldurursan doldur


Hayatını ne kadar doldurursan doldur, olmaz. İnsan sevdiğini özler, Hoşça falan da kalamaz. Bazen yanındayken bile özlersin, kalkmış diyorsun ki "uzakta ama iyi" olabiliriz. Sen ol, sen hep iyi ol, nerede olursan ol, iyi ol. 

6 Haziran 2023 Salı

Kalmadı

Gelecek diyoruz, güzel günler gelecek. Bekliyoruz. Kendi kendine gelen tek şey var, o da ölüm... Ne haddimize onu unutuyoruz? Zamanmış, vakit varmış; hiçbir şeye yetecek zaman yok, kalmadı. 

1 Nisan 2023 Cumartesi

Ruhumda bir sağanak

Ruhumda bir sağanak, her damla yakıyor ruhumu, içim yarılıyor en orta yerinden, eksiliyorum. Geceler geçmiyor, günler bitmiyor, mevsimler ise dönmüyor artık. Hep, her yer, hem aynı hem de o kadar eksik ki, o kadar eksik ki... Kanıyor içimde bir şeyler. Kopan parçalarıma kan doluyor, acım dönüşmüyor; tükenen yanlarımı tamamlayamıyor,  nefesimi bile tam almama engel oluyor. Siz ruh halinizi nefes alabilme düzeyinizden ölçebiliyor musunuz? Kesilen nefeslerimiz kim bilir içimizdeki hangi kesiklerden kaynaklanıyor düşünüyor musunuz? Demedik mi kesici delici alet yok diye? Ben, artık... Nasıl?

25 Aralık 2022 Pazar

Son aralık

" Çevremdekilerin beklentilerini yansıtan aynalar toplamından ibaretim."

Okumuş muydunuz bu sözleri? Kendinizden kopunca merkeziniz bile sizden kaçar zira. Prangalarınızı kendiniz bağlar, biraz da böyle tutunmaya çalışırsınız hayata. Kendinizden geçmenin bir versiyonu işte. Kendine kayıtsız kalma hali, sınırların belirsizleşmesi tehlikeleri de beraberinde getirir. 

"Yara aynı yara, dil aynı dil; biz neden bu kadar yalnızız?"

Yüzeysel konuşmalar, gündelik şikayetler, çevreye ufak serzenişler... Paylaşmak bu muydu? Peki ya reddedilmek, yetersizlik ve suçluluk gibi hisler ne olacak? Yaralarımızı sakladıkça ve birbirimizden uzaklaştıkça şifayı sadece uzmanlarda arayan bir topluma dönüşüyoruz. Kültürün bizi bu yolu sürüklemesi ne acı... Kendi doğrusunu kurmaya çalışan onca zihin, sıfır anlayış, sıfır nezaket; bencil dövüşler, aynı odada alınan tersine soluklar. Anlamıyorum iletişmeme tercihini, keza "Anlaması lazımdı" şikayetlerini de. Anlatman lazımdı belki de? Anlatmamız lazımdı. Sustuklarımızı yaşanmışlık sayamayız sonuçta. Ve evet, benim buraya yazmam da pek konuşma sayılmaz. 2023 hedeflerim kısa ve net, 2022 hedeflerimi gerçekleştirmek...