Övmeye hakkım olacak kadar dinledim bence. İlk halini de sevmiştim ama bu başka olmuş. Albüm de albüm hani, sıradan tüm şarkıları mı paylaşacağım ne yapacağım bilmiyorum.
İlk hali derken: Can Bonomo - Sar Hüzünleri Başa
Tek gerçek tanrısızın tanrı olmasını kendine yediremeyen birinin birbiriyle alakasız cümleleri.
Övmeye hakkım olacak kadar dinledim bence. İlk halini de sevmiştim ama bu başka olmuş. Albüm de albüm hani, sıradan tüm şarkıları mı paylaşacağım ne yapacağım bilmiyorum.
İlk hali derken: Can Bonomo - Sar Hüzünleri Başa
Müzik ruhun gıdası: Salvatore Lo Presti - Between Two Stars
"Olmak" ne kadar kısa ama ne kadar yoğun bir ifade, değil mi? Küçükken kurduğumuz hayallerde, oyunlarda "oluyorduk" hep. Algılarımız kadar basitti hayat. Görmediğimiz ağlara takılmıyordu zihnimiz ve biz, "oluyorduk". Bazen en büyük hedef, bazen en büyük kaçınım; sonsuz bir devinimde söyleyişten bir adım ilerleyemeyişimizin kökü bu aslında, "olmak". Birbirimizi gözlemekten, yarınları planlamaktan ve gibi'likten bir türlü "olamadık" biz. Hep farklı şeyler umduk, hep "fark"ı yaratmayı hayal ettik ve savrulup durduk; yorulduk... Olamadık.
Kendimizi bi' rahat mı bıraksak artık? Daha derine kazmasak, daha geriye gitmesek, daha çok düşünmesek aynı konular üstüne mesela. Kendi özgürlüğümüzü kendimiz yere çakmasak ve kendimizi boğmasak? Bıraksak ve hayat sürmeye devam etse. Biz de bir kez olsun cidden sıfırdan başlasak. Eskilerin üstüne kura kura yıkılan yıllar biraz sıktı zira...
Bir gün biriyle son kez ayrılabiliriz ve bunun farkında bile olmayabiliriz. O halde neden sevgimizi bile bir plan program dahilinde dağıtmaya çalışıyoruz? Her şey geçecek ve her şey için bir gün geç olacak. O halde "mantıken" saçma da gelse söylememeli miyiz içimizdekileri artık? Duygu ve düşünce hamallığına ne gerek var? Hem belki bize saçma gelen karşımızdakine o an çoook iyi gelecek?
Konuşmak istemelere, yanlıştan kaçınıp susanlara; bekleyenlere... Anca yazalım böyle alakasız yerlere...
Nereden başlamalı?
Sanattan mı? Yaratılıcıktan? Duygudan?
Amaçtan? Sonuçtan? Ya da yöntemin kendisinden?
Benzerliklerden? Farklılıklardan? Bizlerden?
Gelecek diyoruz, güzel günler gelecek. Bekliyoruz. Kendi kendine gelen tek şey var, o da ölüm... Ne haddimize onu unutuyoruz? Zamanmış, vakit varmış; hiçbir şeye yetecek zaman yok, kalmadı.