19 Ocak 2019 Cumartesi

Artıları ve eksileri ile hayat

Hem artılarıyla hem de eksileriyle yaşarız hayatı. Hem üzülür hem seviniriz aslında, ama düşününce kefelerden sadece ağır olanı görürüz, onca olayı da birer hiçmiş gibi siler gideriz. Bir olay belki ya da sadece bakış açımız belirler bunu, bazense milatlar oluşur sırf günümüzü değil ömrümüzü de değiştiren. Hayatımız olaylardan değil kişilerden oluşur aslında o yüzden en büyük etki yine onlardan gelir.

18 Ocak 2019 Cuma

Zamanın kendisi hepimize karşı

Bizler sağır canlılarız. Zihnimiz bildiklerimizle o kadar dolu ki göremediklerimizi ya da duyamadıklarımızı fark edebilecek bir algı açıklığımız kalmıyor çoğu zaman. Unuttuklarımız da cabası. Oysa bazen o puzzle parçaları öyle net duruyorlar ki göz önünde... Çığlık atmıyor oluşu bir insanın acı çekmediğini göstermiyor sonuçta. Anca bir şeyler yaşandıktan sonra anılardan sesler ve görüntüler geliyor ve anlamlarını kazanıyorlar. Karşında rüzgara karşı nefessiz yürüyen kişiyi görmediğini fark ettiğin o an, tüm o zamanlar için öyle bir acı ve karanlık çöküyor ki insanın ruhuna... Üşüyor insan, kaçmaya çalışıyor zamandan ve mekandan ama ne mümkün. O yüzden, gerçekten nasıl olduklarını soralım insanlara, laf olsun diye giriş cümlesi gibi kullanmayalım bazı ifadeleri. O cevap imkanını gerçekten tanıyalım ve bakalım gözlerinin en içine. Çünkü orada bir yerde muhakkak bir şeyler bağırıyor oluyor. İlk anda görünmese de...

15 Aralık 2018 Cumartesi

Gecenin içinde yalnızlığımla


Bazen tonla hayat yaşamış gibi hissediyorum. Şuncacık hayatımda yaşadığım bazı şeyleri hatırlayamazken bu kadar "dolu" hissetmek garip geliyor açıkçası. Sanki içimdeki her boşluğa evrenin çeşitli yerlerinden anılar sızmış, ben de onları kendiminkilerden ayıramıyormuşum gibi... 

24 Kasım 2018 Cumartesi

Gömün bugün beni!

Yüreğinize gömün beni bugün. Evrenin bütün güzelliklerini kutsayan yüzümü gömün yüreğinize. Yorgunum kırık dökük kelimelerle konuşmaktan. Yorgunum boş yüzeylere dolu kelimeler yazmaktan. Usandım kendini tekrarlayan başlangıçlardan. Bıktım kabuslardan, bıktım gerçeklerden, bıktım bayılıp kalmaktan ve acaba sayacına bakmaktan. "Bir uyusam bir daha uyanmasam" dediğim günler gitmiyor artık benden, gömün beni bugün yüreğinize...

13 Ekim 2018 Cumartesi

Mevsimsiz kalmak


Beklemek, artık güneşin ışığını gözlerimden yitirmişken, tanıdık acılara bırakmışken nefesimin sayılarını; beklemek sadece nefes alarak, zamanın mucizesini bekleme. Ne güneş doğacak artık, ne gözlerim kırpışacak heyecanla. Şimdi yalnızım isimsiz, dayanaksız, beklentisiz bekleyişlerimde. Gitmek bir vazgeçişse, vazgeçiş suskunluksa bu bir yanılgı. Kolay anlatılmazdı zaten kendine bile anlatamıyorsan mevsimlerini. Mevsimsiz kalmak, karanlıkta ışıksız beklemek imiş, kendi çaresizliğine zamanı yaslamak imiş dayanak diye. Tüketmiyorum kelimeleri henüz gitmemişken limanlarından, kelimelerle barışmayı bekliyorum çaresizce…  

5 Eylül 2018 Çarşamba

Anlayamadım

Evet aynı zamanda yaşlandığımı biliyorum. Öyle çok yoruldum ki, öyle çok hırpalandım ki ne yazmaya ne de birileriyle paylaşmaya mecalim kaldı. İki günden beri birden bire uyanıyorum geceleri, kabus desem değil karabasan desem değil anlayamadım. İşin garibi hatırlamıyorum da ne olduğunu. Dün sabah -sakarlığım üstümde ya- merdivenlerden yuvarlandım. Evet tam anlamıyla düşmekti benim bulunmuş olduğum pozisyon. Bir şey olmasın diye parmaklıklara tutundum ama aşağıya kadar sürüklenince bu sefer avcumun içi yandı. Geçen hafta da düşmüştüm merdivenlerde... Hadi bakalım üçüncüsünde uçaktan düşmesem bari, gider ayak...

25 Ağustos 2018 Cumartesi

Yavaş yavaş açıkla her şeyi


Yine boşluğa düştü, kendini ispat şansı bulamaması bir kenara işe yaramazlık duygusu yine bütün benliğini kapladı. Ama kararını vermişti, küçük hesaplarıyla yalnızlığını bir süre de bastırabilecek, hem de bir işe yarayacaktı. Hızla yürüdü...