Sessizliğin müebbedi çok zormuş anladım. Dayanılmaz olduğunu anladım. Keşke gelsen de diyemiyorum, burada olmanı o kadar istemiyorum ki… Şu sessiz renksiz geceyi aydınlatabilirdin evet ama kendini karartmaya değer mi? O kadar çok yalnız hissediyorum ki kendimi sensiz. Arkadaşlarla birlikteyken onlarda da hiç tat denen bir şey bırakmıyorum. Onun için kimsenin yanına çıkamaz olmuştum. Sen yokken kendi kendime kabuğuma saklanmışım. Anlatamam ki tek kelimeyle çok kötü hem de çok…
Tek gerçek tanrısızın tanrı olmasını kendine yediremeyen birinin birbiriyle alakasız cümleleri.
15 Aralık 2012 Cumartesi
6 Aralık 2012 Perşembe
Ben, o durumdum
Kendimi bir çocuğun uçurtmasının ağaca dolanması gibi hissediyordum. O çocuk değildim, o uçurtma da değildim. Ben, o durumdum. Uçurtma uçurmanın heyecanı henüz bitmemişken ağaca takılı kalmasının üzüntüsüydüm. Endişeydim ben. Yardıma muhtaç olmaydım ve geriye yapılacak hiçbir şeyin kalmamış olmasıydım...
24 Kasım 2012 Cumartesi
Seni de senden aldılar mı?
Tutuşturmuşuz denizi seyreliyoruz yanarak, kavrularak... Sen bilir misin varlığıyla hayata tutunduğun, yokluğuyla hayattan koptuğun insanların hiç var olmaması nedir? Hiç yanında olmaması ve bir daha hiç yanında olmayacak olması… İçin hiç bu kadar çok burkuldu mu senin? Hıçkırarak ağladın mı hiç? Seni de aldılar mı senden? Eksik kaldın mı, içinde tanımsız bir korku ve bir yandan da her şeyden bıkmış bir halde korkusuzluk hali bir anda bulundu mu? Sonunu bildiğin kitabı okuyamamak misali, sonunu bildiğin hayatı yaşamaktan bıktın mı sen de?
17 Kasım 2012 Cumartesi
Kovulmayı da beceremedim sebepsiz yaşamaktan
Ar etti yüreğim, ar etti dünyalık rüzgarlarım; verilince doyan akvaryum gibiyim. Camlara sıkıştırılmış bedelleri ödüyorum. Ağzım hep açık ayrılığının acemiliklerine. Sayfalarca istifa dilekçesi yazdı gözlerim hayata. Kovulmayı da beceremedim sebepsiz yaşamaktan. Bir yanımda yeter hatıraların, bir yanımda aşısız yalnızlıkların. Isırıldım işte bir gece ayrılığı tarafından... (evet tarafından)
10 Kasım 2012 Cumartesi
Sessizliği attım sokağa bugün
Sensizliği attım sokağa bugün, seninle geçirdiklerime anlamlar yükleyip, çerçevelerle duvarlarımı süsleyeceğim. Yokluğuna isyan etmektense, senden kalanlarla keyifleneceğim. Issız kaldı sen gidince her yan, her tarafa soğuk bir sis çöktü zihnimde. Neden sendelediysem salondaki o kanepenin yanında, düştüm, elim acıdı. Baktım, kalbim daha çok acımıştı, kalktım.
13 Ekim 2012 Cumartesi
6 Ekim 2012 Cumartesi
sen gülersin, onlar bilmezler
Yiten umutların olur, görmezler; "harap etme kendini" derler, gülersin.
Gözün ağlamaktan kurur, kanar hatta, görmezler; "gözyaşlarını akıtma" derler, gülersin.
Güneşin düşer, sen kararırsın, görmezler; "her sabah yeni bir umut getirir" derler, gülersin.
Çocukluğunu toprağa vermişsindir, bilmezler; "hayaller çocukların oyuncaklarıdır" derler, gülersin.
Kanatların kırılmıştır, hayal bile edemezsin uçmayı; "gönlünce yaşa, kuşlar gibi özgür ol" derler, gülersin.
Sen gülersin, onlar bilmezler.
Onlar sadece derler, sen gidersin.
22 Eylül 2012 Cumartesi
Ben değiştim artık biliyorum
Bu acı içime sığmaz oldu..Senden başka herkesin yakasına yapışıp "Bana yardım et!" demek istiyorum. "Al kalbimi sök, hafızamı sil, gözümü kör kulağımı sağır et" demek istiyorum.. Susuyorum.. Susuyorum çünkü hafızam senden başka bir şey hatırlatmıyor. Çünkü gözlerim hayalini silmiyor. Çünkü sesin kulaklarımdan gitmiyor. En acısı da dile gelmiyor bütün bunlar... İçimde birikip gözümden aktıkça koyu karanlıklarda çoğalıyor her damlada yok olmak yerine...
15 Eylül 2012 Cumartesi
18 Ağustos 2012 Cumartesi
Doğru yolu seçmek hatadır
Doğru yol sizi herkese sürükler. Doğru dedikleri yol sizi aynı yapar. Ne zaman öleceğini bilemezken doğru dedikleri yola sürüklenmek seni yaşayan bir ölüden farklı hale getirmez. İnsan kendi yolunu yaratmak zorundadır, eğer yaratamazsa güzel bir ailenin mutlu kahvaltı sofrasından dışarı çıkamaz hakkındaki düşünceler. Kendi yolun asla doğru değildir ama buna rağmen mantık çerçevesinden uzaklaşarak kendin olabilirsin. Ömrünü kısaltacak, seni ölüme veya hataya sürükleyecek bir yol seçmiş olabilirsin. Ama bu SENİN yolun. Bu yolda hata olmaz, sen olursun, yalnızca sen. Çünkü insan kendine hata yapamaz, bu yüzden kendi seçtiğin yol asla yanlış değildir.
28 Temmuz 2012 Cumartesi
Vakit gece yarısı
Vakit gece yarısı, hüzün yağıyor üstüme. İnsanlar gelip geçiyor ve ben sadece duruyorum. Nefesinize odaklandığınız anlar vardır ya, otomatikten aldığınız ve bir daha otomatiğe bağlanamayacak gibi hissettiğiniz anlar, oradayız işte. Bir derin uçurum, hafif esen rüzgar, bir yanda özlem bir yanda ise korku. (D)üşüyorum.
14 Haziran 2012 Perşembe
Ve... Hoşça kal kelebek!
İşte gidiyorsun bu sefer tamamen, içime baktığımda can çekişen bedenini görebiliyorum, son anlarında bir umut diyorsun, belki kendin için belki de tanıdığın "ben" için. Oysa boşluğa diktiğim gözlerimde gözlerin yok ve ne kadar uğraşırsam uğraşayım burnuma gelmiyor kokun artık! Erimeye yüz tutan hayaline gözlerinden başlıyorum; bir yabancının, bir başkasının gözleri bunlar ve artık siyah beyaz fotoğraf çekildiğinde en karanlık yer gözlerin oluyor. Benim için belki de en büyük acım olduğun ve olacağın için sonra saçların geliyor aklıma, kokusunu içime çektiğim ve bir daha çekemeyeceğim ve sesin bir daha bantlardan bile dinleyemeyeceğim. Neden tek bir kayıtta bile sesin yok? Sevmezsin konuşmayı insanlar karşısında ama ne güzel konuşurdun benimle...
Kaydol:
Yorumlar (Atom)




