16 Aralık 2020 Çarşamba

Acaba?


Acaba? Her gün defalarca kullandığım düşünce akışı başlangıcım. İhtimaller ve alt metinler üzerinden sonsuza uzanan süreçlerin biricik başlangıcı. Basit yaşamak oysa ne güzel şey. "Yaptım, çünkü canım öyle istedi"lerden ibaret olsa keşke her şey, ama değil. Bunun bilincinden olmak sonsuz korku yüklüyor insana. Acaba neden şimdi? Acaba nasıl? Acaba amaç ne aslında? Zamanın en başına kadar geri dönebiliyor insan böyle sora sora. Tekrarın mahsuru yok elbette, hafızamızı tazeleriz, ama ihtimalleri düşünmek sorunlu bir eylem. İnsanı eylemsizliğe itiyor öncelikle. Hiçbir seçim yapmadığımız sürece her şey mümkün müdür sahiden? Her karar bir yol kapama mıdır? Doğrusundan emin olmadıktan sonra her karar pişmanlık olmaz mı bu durumda?

12 Aralık 2020 Cumartesi

Mış gibi yaşamak


Duygusal erozyondan kaçınmak lazım. Alışık değiliz sık değişimlere. Adapte olmuyor, yaşıyoruz her birini. Keskin dönüşler de malum, zararlıdır bünyeye. Peki nasıl stabil kalacağız? Nasıl sakin kalacağız? Nasıl parçalanmadan duracağız?

9 Aralık 2020 Çarşamba

Emin olamamak, hayal kuramamak

Gerçekten/gerçeklerden alıp veremediğim çok şey var. Kabullenemediğim, uğraştığım, kafaya taktığım... Mücadele ruhuma yerleşti. Kolayca bir şeyleri elde edenlerden hazzetmemem bu yüzden, önüme gelen fırsatları tepmem de. Zoru istiyorum, başarmayı istiyorum. Böyle alıştım çünkü. Hakkım olmasını istiyorum elimdeki her şeyin, lütuf değil. 

13 Kasım 2020 Cuma

Mesela çok istesem de


Mesela çok istesem de sıkı sıkıya sarılamıyordum sana. Belki de bu yüzden hep sahile buluşmak istiyordum seninle. Hep belki tutar da atacağım dersin diyordum ve ben bu sayede sıkı sıkıya sarılırım boynuna. Belki sarılıp kokunu çekerim ruhuma.

10 Ekim 2020 Cumartesi

Unutmayı hiç sevmiyorum

Unutulmak ya da unutulmamak konusunda karışık düşüncelerim olsa da kesin olan bir şey var ki unutmayı hiç sevmiyorum. 

12 Eylül 2020 Cumartesi

Ruhum çatladı

Hayaller kuruyorum, hayalde kalacak da olabilir tabii; bilemiyorum, kafam karışık. Kendi motivasyonumdan emin olamıyorum. İleriyi düşünürken günü yaşayamıyorum. Koşturmayın siz benim gibi, durun bir düşünün. Anı yaşayın, geleceği de düşünün ama. Ya benim içim üşüyor artık onu ne yapsak? Ruhum çatladı ısınıp soğumaktan, soğuk içime içime işliyor artık daima. 

29 Ağustos 2020 Cumartesi

Dur şimdi zaten ortalık karışık

Düşüncelerim fazla gelmeye başlamıştı bana ilk buraya uğradığım zamanlarda. Hayatım ellerimden kayıp gidiyordu adeta. Kabul etmiyordum, inkar ediyordum yaşananları. Olamazdı ki zaten böyle bir şey, olmamalıydı. Kitaplarda böyle olmuyordu, mutlu olmasa bile son, "normal" oluyordu. "İlk yarısı mı bu benim hikayemin?" deme ihtimali de var elbet. Düzelecek mi? Düzelmeyecek. O işler öyle yürümüyor. Seyir zevki yüksek olsun diye tasarlanan hayatlar yaşamıyoruz sonuçta. Dolayısıyla durduğumuz yerde bir şey düzelmeyecek. Uğraşıp duracağız, düşüp kalkacağız. Kaçmayacağız, üstüne gideceğiz. Dertlerin demlenince güzelleştiğini kim söyledi ki zaten? "Dur şimdi zaten ortalık karışık" diyemiyoruz kendilerine, yönlendirmek de anca yine ertelemek oluyor. Kendimizi şartlayamıyormuşuz, zor yoldan öğrendim bunu.