23 Şubat 2013 Cumartesi

Turuncu lambalı caddeler


Turuncu lambalı caddelerden geçiyordum, yalnızdım, ve yalnızdım. Benim geçtiğim cadde, lambalarını beni görmezden gelerek siyaha teslim ediyordu. Üşüyordum. Her yanını bildiğim bu şehirde kaybolmuştum. 

İçimde adını getiremediğim, hüzün alfabesinin kaçıncı harfi olduğunu bilmediğim kasırgaların uğultuları, en korunaklı odamda sakladığım umudumun kulaklarını sağır ediyordu. Camlardaki siyah ışıklardan kuvvet alan uğultular müstakil umudumu yerinden etmeye yeminliydi sanki.

15 Şubat 2013 Cuma

Seni sevmiyorum

Günlerdir kendimi uyutmuşum aslında. Aklıma gelmiyor derken bile getirdiğim sen her anımda yanımdasın. Bugün daha çok anladım, daha çok özledim seninle konuşmayı, sana bakmayı. Ben kötü bir insanım ve yalancıyım. Yine bir yalan söylüyorum, seni sevmiyorum.

9 Şubat 2013 Cumartesi

Yazmadan oku beni, yazamadan ben oku

Her sabah yeniden sana doğuyor güneş. Sabah söylenecek tüm sözleri kaldırıyorum lügatımdan sana hoşça kal dememek için. Virgüller koyuyorum senli cümlelerimin sonuna seni anlatmayı bitirmemek için. Bana gelmeni istiyorum dünlerden öte, yarınlardan ziyade. Seninle kapamak istiyorum gözlerimi her gece gözlerinde doğan güneşe.

2 Şubat 2013 Cumartesi

Hafızamı sil!


Bir yol bulmak lazım… Bir çaresi vardır illaki her şeyin değil mi? Peki "unutmak" bile seni hatırlatırken ben nasıl başaracağım? Git gide söndürdün ışıklarımı, kapattın bütün kapılarımı. Sayende artık adını da anamıyorum, tam dilimin ucuna geliyor; susuyorum. "O" diyorum, Adını söyleyemiyorum, zaten herkes anlıyor kim olduğunu. Bir saniye dilimden düşmediğin günlere sayıyorum. Belki içimden hiç susmadan tekrar ediyorum. Ama sesimle birleştiremiyorum, suç işleyeceğim sanki öyle çarpıyor kalbim. Öyle utanıyorum, öyle mahcup oluyorum. Sonra kendimden nefret ediyorum. Ben bile kendime bu kadar acımasızken başkalarının anlamamasına hak veriyorum.

25 Ocak 2013 Cuma

Sesler susunca

Kendimi taşıyamıyorum, ağır geliyor günlük hayatımda taktığım maske. Yine de atamıyorum onu bir yerlere, bu kadar karanlık herkesi korkutur diye. İç diyaloglara çevirdim düşüncelerimi, ama yetmedi. Sessizlik düşmanımdı, kendim bile dinlemeden konuştum suskunluk düşmanlığıyla. Sesler susunca da geceye küskün, öylece durdum.

11 Ocak 2013 Cuma

Bıraktım kendimi bırakıldığım kadar

Hiç yüzünde utanması kalmamış saçımı tarayan çaresizliklerin. 
Herkesin içinde dileniyorlar canıma. 
Bahçemde köyünden kovulmuş rüzgarlar; 
Benim kadar kullanılmış, benim kadar alışamamış alışmaya.
Neler kaybettiğim umurumda değil, ellerimde tanık birkaç gözyaşı… 
Kamyon kamyon yabancı acılar yüklü suratımda. 
Ateşle yaklaşmayın kalbimin habersizliğine. 
Bıraktım ben de kendimi, 
bırakıldığım kadar sadece...

15 Aralık 2012 Cumartesi

Sessizliğin müebbedi çok zormuş

Sessizliğin müebbedi çok zormuş anladım. Dayanılmaz olduğunu anladım. Keşke gelsen de diyemiyorum, burada olmanı o kadar istemiyorum ki… Şu sessiz renksiz geceyi aydınlatabilirdin evet ama kendini karartmaya değer mi? O kadar çok yalnız hissediyorum ki kendimi sensiz. Arkadaşlarla birlikteyken onlarda da hiç tat denen bir şey bırakmıyorum. Onun için kimsenin yanına çıkamaz olmuştum. Sen yokken kendi kendime kabuğuma saklanmışım. Anlatamam ki tek kelimeyle çok kötü hem de çok…