Tek gerçek tanrısızın tanrı olmasını kendine yediremeyen birinin birbiriyle alakasız cümleleri.
23 Aralık 2017 Cumartesi
16 Aralık 2017 Cumartesi
Halı kalmadı evde
Ağrı kesicinin mantığı basittir. Acıyı yok etmez, sadece halının altına süpürür. Bir süre gizlenir acılar. Sonra daha fazla acı olacak haliyle. Daha fazla süpürecek. Halı kabaracak. Daha sonra evin annesi fark edecek. Senin diyecek süpürücüye, yaptığın yararlı değil. Evin sahibi eğer bu yaptığını biliyorsa, acının gerçekten geçmediği ve kandırıldığı için daha çok acı çekecek. Ama o acıyı altına süpüreceğin halı kalmadı evde.
21 Ekim 2017 Cumartesi
Eksiklerle doluyum derken ben
Ben soruyorum, sorular bitmiyor. Bir ben bir de ben. Tek bir şey iyi galiba tüm bunların içinde. Yalnızım ve yalnız olmayı seviyorum. Girdiğim yeri dalgalandırayım, bulandırayım istemiyorum. Kendimi, olanları, içimi, dışımı, beni anlatacak ne vaktim var ne de elimde malzemem var yeteri kadar. bir gün her şeyden elimi ayağımı çekeceğim olacağı o. Belki her şey bensiz daha güzel olur. Belki eksiklerle doluyum derken ben, fazlalık teşkil ediyordum bunca zaman.
7 Ekim 2017 Cumartesi
9 Eylül 2017 Cumartesi
İç diyaloglara çevirdim düşüncelerimi
Hayallerim öldü sen gidince ve ben de öldüm bir bakıma. Beni yaşıyor sandılar, çaresizliğimi umursamazlık, iç denizlerimdeki dalgalanmaları kendi sahillerinde çırpınan dalgalardan sandılar. İçimi göremediler ama asla, bu yüzden yanıldılar. Orada bile değildim hayallerim öldüğünde, uzun süre fark edemedim de bu yüzden. Takıldım, kurdum sandım; kahrolası beynim tarafından kandırıldım... Duygularımı yitirdim o gece ben bir daha da bulamadım yerine koymak için. Hislerim hep saklandı bilincimden, çok mu acı çektim de duyarsız oldum yoksa korktum mu dahasından bilmiyorum.
19 Ağustos 2017 Cumartesi
Diyemediklerimin artık anlatımı
Çimenlerin yeşilinde ne renkler yaşatıyorum bilemezsin. Her çiçeğin renginden, ayrı bir özlemin tacını saklıyorum. Maviyi, yeşili, moru, her rengi... Katran karası gecelerin amansızlığı bile saklıyorum. Hayatı bir bütün olarak kabul etmek lazım sonuçta değil mi?
Sormaya korktuğum o kadar şey var ki ama hiçbirini soramıyorum. Seslenişlerimin hepsi ansızın bitiyor, hiçbirinde haykıramıyorum. Diyemediklerimin artık anlatımında biliyorum ki uzaklarda her şey ve gidişlerinin gelişi muhakkak iz bırakacak.
Sormaya korktuğum o kadar şey var ki ama hiçbirini soramıyorum. Seslenişlerimin hepsi ansızın bitiyor, hiçbirinde haykıramıyorum. Diyemediklerimin artık anlatımında biliyorum ki uzaklarda her şey ve gidişlerinin gelişi muhakkak iz bırakacak.
22 Temmuz 2017 Cumartesi
8 Temmuz 2017 Cumartesi
"Neden?" günü
Daha gün başlamadı bazılarımız için, bazılarımızın ümitleri tükendi bile, bazılarımız için yenilikler heyecanlar dolu bir gün. Boş bir güne uyandım aslında, yapacak bir şeyim yok ne yazık ki, ufak telaşlar dışında. Yani tam da bir "Neden günü". "Neden günü" derken bu soruyu sormanın gününü kast ediyorum. Varlığını sorgulamaya kadar giden süreç evet!
14 Haziran 2017 Çarşamba
20 Mayıs 2017 Cumartesi
12 Mayıs 2017 Cuma
Ağır geliyor benliğim
Her şeye sıkıldım demekten, her şeyden sıkılmaktan sıkıldım. Boğazım düğümleniyor bu aralar sık sık. Belli etmeyeyim diyorum, sıkıyorum kendimi sıkılmışlığımla, yalnızlığımla. Neyi dert ettiğimi bilmiyorum, neyi istediğimi. Alıp başımı gitsem uzaklara... Olacak şeyler söylemeliyim, dilemeliyim değil mi? Yazmayayım artık. bırakayım tüm bunları diyorum. Sıfırdan alayım her şeyi. (sol omzumdan bir ağrı saplanır) ucundan tutayım istiyorum, elimi uzatamıyorum. Koptum, ha düştüm ha düşeceğim...
Hani kötü hissedersin, dökülmez ya ağzından bir kaç cümle, geçici bir şeyse eğer ortalığı karıştırmaya gerek yok dersin ama içine dert olur. Demediğin için hayıflanırsın. Üstünden geçmiştir de, ama içinde öylece kalakalmıştır. İçindeki o pırpır eden şey artık yoktur eskisini istersin, gülümsemeyi istersin çocukluğundaki gibi. Gülmüyor değilsindir aslında ama tadı yoktur öncekiler gibi. Her şey bir hiçten mi oluşmaktadır aslında? Ben niçin dersleri takip ediyorum, niçin çalışmak zorundayım, kimin için uğraşıyorum, amacım ne? Sonu zaten belliyse... Anlayamaz kimse beni, anlaşılayım diye bir amacım da yok. Ağır geliyor benliğim, her şeyin yolunda olması gerekirken boşluk ve içindeki niye?
6 Mayıs 2017 Cumartesi
Kinyas ve Kayra |Hakan Günday
Uyumadım. Pişman olmadım. Kendimden bile. Ben gerçektim. Dünyanın en gerçek adamı! Bana ait bir gezegen bulana kadar insanlara ve kendime zarar vermeye devam edeceğim... Biliyorum, beni linç edecekler. Beni bütün dünya öldürecek. En derinde benim cesedim olacak ancak bedenimi toprak bile kusacak...
20 Nisan 2017 Perşembe
Niye yarım kaldım ben?
Şöyle oluyor yani, Biri geliyor hayatına, diyorsun ki "Tamam yani artık bundan sonra yalnızlık yok. İki kişiyiz, biz her şeyi iki kişilik düşüneceğiz.." Sonra... Çekip gidiyor yani... Tamam, gidiyor yani O. O zaman ikiydik, ben şimdi tekrar bir kalacağım, yani bir kalmam lazım, öyle olması lazım. Ama bir de kalamıyorum. Yarım kalıyorum.. "Niye yarım kaldım ben?" Niye şimdi benim yarımımı aldı götürdü giderken? Beni böyle yarım bıraktı.
8 Nisan 2017 Cumartesi
Kurut pınarlarımı!
Bazen müziklerde buluyorum seni, belki de bu yüzden seviyorum nostaljiyi ve eski olan her şeyi. Tüm duygularım ve anılarım yenileniyor ve sen can buluyorsun yine. Ağlatır ama diyeceksin, hatırlamak ağlatır evet, ama o tarifsiz kavuşma duygusu... Değer! Sen ol yine her günümde ve kurut pınarlarımı.
25 Mart 2017 Cumartesi
Sana söylenecek ne kaldı?
Sana söylenecek ne kaldı artık, onu bilmiyorum. Benliğimin büründüğü matem havasını, bedenimin büründüğü siyahları anlatsam ilgini çeker mi ki?
18 Mart 2017 Cumartesi
"Değişeceğim" kodu
25 Şubat 2017 Cumartesi
Yarınlarda hep mutlu olalım
Uzaklardayız biliyorum. Bir nefes kadar uzaktayız seninle. Oysa her nefes alışında varlığın düşüyor avuçlarıma. Göreceksin, geceden sonra sabah olacak. Acılarına yansa da ömrün, umutlarına tutun. Her nefesin uçurum çaresizliği gibi duvarlardan geri dönüyorsa ruhunun dehlizlerine, bırak ve yalnızlığın(ın) içinde büyüt beni. Islansa da kirpiklerin, umuda tutun sen. Bak senin her nefes alışında bir adam gülümsüyor hayata. Acısına inat senin mutluluklarıyla sarıyor yaralarını. Şimdi sevme zamanı.
Her zaman gülümse ki; dünyada yüzlerine yoksulluğun resmi çizilmiş çocuklara senin gözlerindeki aydınlatan uçurtmalar yapalım ve yarınlarda, evet yarınlarda hep mutlu olalım.
11 Şubat 2017 Cumartesi
Nerdesin?
Nerdesin! Aslında nerede olduğun önemli de değil ya, neyse. Çünkü nerde olduğunu bilsem de olduğun noktaya ulaşmak çaresiz ve belki de yanlış. İşte, gözlerdeki perdenin, sanki pencerede kirlenmişliği var gibi, kapkara ve hiçbir şey görülmüyor. Umutsuzluğun umudu da vardır elbet. Karanlığa baş kaldıracak gözlerin nuru da vardır elbet. Hayatta korkuların pençesine düşen nefes alışlarda, yaşamaya dirençli soluklar da vardır, ama özlenenin özlemi bunlara nerde ve nasıl ulaşmamızı sağlayacaktır o meçhul ve özlenmeye de devam özlenen. Bakışsızdır belki özlemlerim ama, ama amaçsız değildir.. Hasretin zirvesinde dokunaklı sözler değildir bunlar, özlemin içindeki duyguların haykırışıdır ve soruyor, nerdesin?
7 Ocak 2017 Cumartesi
Kaydol:
Yorumlar (Atom)







